Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4671 E. 2023/5319 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4671
KARAR NO : 2023/5319
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2142 E., 2019/311 K.

KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/77 E., 2017/491 K.

Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi … …’a ait İstanbul ili, … ilçesi, 9738 ada 18 parsel sayılı gayrimenkule ait tapu tahsis belgesi bulunduğunu, Milli … Müdürlüğü’nün yazısı neticesinde … Kredi Bankası’na ıslah imar planı yapıldıktan sonra tapu verilmek üzere 136.000,00 TL arsa bedelinin muris tarafından 06.12.1988 tarihinde yatırıldığını, söz konusu yerde ıslah imar planlarının tamamlanmasına ve arsa bedelinin yatırılmasına rağmen gayrimenkulün tapusunun davalı tarafından devredilmediğini, bu nedenle davalarının kabulü ile taşınmazın düzenleme ortaklık payı düşülerek, davalı Hazine adına olan tapu kaydının 46/64 payının iptali ile veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tesciline, 18/64 payının davalı Hazine uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tescil istenen alanın kıymetli bir … olduğunu, keşif yapılarak eksik bırakılan harcın ikmal edilmesi gerektiğini, davada yasal hasım olmadıklarını, bu nedenle aleyhe karar çıkması durumunda yargılama giderleri ve vekalet ücretinden muaf tutulmamaları gerektiğini, dava konusu yerin 2981 sayılı Yasa kapsamında olmadığını, hak sahiplerine başkaca bir yer gösterilmesinin … Belediyesi’nin sorumluluğunda olduğunu, davacının yasal prosedüre uymadığını, bu tip iddialara dayalı davaların görülme yerinin idare mahkemeleri olduğunu, dava konusu parselde imar uygulamasının 1989 yılında kesinleştiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile … …’a ait tapu tahsis belgesi doğrultusunda mirasçılarının dava açmış olduğu, mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırıldığı, tapu tahsis belgesi gereğince davanın kabulü ile İstanbul ili, … ilçesi, Mecidiyeköy Mahallesi, 9738 ada 18 parselde kayıtlı bulunan 64 m² … taşınmazın 46/64 payının iptali ile davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada usul gereği tamamlatılması gereken harç tamamlattırılmadan karar verildiğini, taşınmaz için belirlenen bedelin mahkeme veznesine depo ettirilmediğini, dava konusu yerin 2981 sayılı Yasa kapsamında olmadığından ilgili Belediye tarafından hak sahiplerine başkaca bir yer gösterilmesi zorunlu olduğunu, ilgili Belediye’nin davaya dahil edilmediğini, Danıştay’ın; tapu tahsis belgesinin hukuken geçerli olabilmesi için çok katlı binaların taşınmaz üzerinde bulunmaması ve tapu tahsis belgeli taşınmazın (gecekondunun) yıkılarak yerine başka bina yapılmaması gerektiğine dair kararlarına göre kararın hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların murisi adına geçerli tapu tahsis belgesi bulunduğu, taşınmazın imar planı kapsamında konut alanında kaldığı, belirlenen 136.000,00 TL’nin muris tarafından ödendiğine ilişkin ödeme belgesinin sunulduğu, hak sahipleri adına bu belge ile başkaca bir tahsisat yapılmadığı, bilirkişilerce dop miktarı düşülerek tahsis belgesine karşılık gelen metrekarenin hesaplandığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi karanının 2981 sayılı Yasa koşullarının oluştuğuna ilişkin kabulü usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun olup davanın kabulüne ilişkin hüküm ve gerekçede bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarih ve 1996/14- 763- 864 sayılı Kararında da belirtildiği gibi tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;

1. Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,

2. Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasa’nın 18 … maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,

3. İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,

4. Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,

5. Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,

6. Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,

7. İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tâbi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa’nın 18 … maddesinin b ve c alt bentleri uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci

fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.