Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4707 E. 2022/7404 K. 01.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4707
KARAR NO : 2022/7404
KARAR TARİHİ : 01.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki geçit irtifakı kurulması istemli davadan dolayı mahal mahkemesince verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 13.02.2020 gün ve 2016/14788 Esas, 2020/1792 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrasında davanın kabulüne dair verilen 12.01.2022 günlü hükmün davalı … tarafından verilen dilekçe ile temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit … kurulması istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkili adına kayıtlı 95 ada 19 parsel sayılı taşınmazın ana yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek; davalılara ait 95 ada 10 parsel ile 94 ada 4, 5 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit … kurulmasını talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; davanın kabulüyle fen bilirkişi raporunda 4 nolu alternatif olarak belirtilen 94 ada 7, 17 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden davacıya ait 95 ada 19 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit irtifakı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, dava dışı … temyiz etmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 13.02.2020 gün ve 2016/ 14788 Esas, 2020/ 1792 Karar sayılı bozma ilamı ile “…Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit … verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “Mutlak Geçit İhtiyacı” veya “Geçit Yoksunluğu” ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit … kurulması davalarında amaç, genel yola bağlantısı olmayan taşınmazların yolla bağlantısının sağlanmasıdır. Bundan dolayı, geçit kurulurken ihtiyaç içinde olan taşınmazlar kesintisiz olarak genel yola bağlanmalıdır. Buna uygulamada “Kesintisizlik İlkesi” denilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 747/2. maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit … taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak … olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Geçit … verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir. Bu güzergah üzerindeki taşınmazların maliklerine dava dilekçesi ile husumet yöneltilmemiş olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 124. maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu taraf değişikliği talebi kabul edilerek davacının bu kişilerin harçsız olarak davaya katılmalarını sağlamasına imkan verilmelidir. Somut olayda; Uyap Takbis sisteminde yer alan tapu kayıtlarına göre aleyhine geçit … tesis edilen 94 ada 7 parsel sayılı taşınmazın … ve … adlarına, 94 ada 16 parsel sayılı taşınmazın ise … adına kayıtlı olduğu ancak bu kişilerin davada taraf olarak yer almadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece; taşınmazda yukarıda adı geçen tapu kayıt malikinin hayatta değiller ise mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya dahil edilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek taraf teşkili sağlanmaksızın ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi uyarınca hukuki dinlenme … ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. Kabule göre de, davacıya ait 95 ada 19 parsel sayılı taşınmaz ile üzerinden geçit tesis edilen 94 ada 7 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar arasında kurudere bulunduğundan yararına geçit kurulan taşınmaz ile geçit olarak belirlenen alanın bağlantısının sağlanmaması geçit davalarında uygulanan kesintisizlik ilkesine aykırılık oluşturmuştur. Ayrıca taşınmazın ekonomik olarak kullanılmasını oldukça zorlaştıracak şekilde yüzölçümü küçük olan 94 ada 16 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit tesis edilmesi de doğru görülmemiştir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyan mahkemece; “3 nolu güzergahın öncesinde de davacı tarafından yol olarak kuıllanıldığı mahkememizce değerlendirilmiş ve bilirkişiler tarafından da düzenlenen raporda en uygun alternatifin 3 numaralı alternatif olarak belirlendiği gerekçesiyle; davanın kabulüyle, Çankırı ili, Ilgaz ilçesi, … Mahallesi, 95 ada 19 parsel sayılı taşınmaz lehine, fen bilirkişilerince düzenlenen 05/04/2021 tarihli rapor ve rapora ekli alternatif 3 nolu krokide 94 ada 7 parselde “I” harfi ile gösterilen 187,12 m2, 94 ada 17 parselde “J” harfi ile gösterilen 111,35 m2; “K” harfi ile gösterilen ve paftasında kurudere olarak sınırlandırılan kısımdan 12,92 m2; 95 ada 20 parselde “L” harfi ile gösterilen 4,72 m2’lik alanlardan geçit … (irtifakı) tesis edilmesine” karar verilmiştir.
Hükmü davalı … temyiz etmiştir.
1) Bilindiği üzere, mahkemenin bozma kararına uymasıyla, bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış bir hak doğar. Yani; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için, o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapmak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermek yükümlülüğü oluştuğundan, bu mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı olması usule uygun sayılmaz. Mahkemenin bozma kararına uyması ile oluşan, bozma uyarınca işlem yapma ve hüküm verme durumu, yanlardan birisi lehine, diğeri aleyhine hüküm kurma sonucunu doğuracak bir durumdur ve buna usuli kazanılmış hak denilmektedir. Bu kurum usul yasasının dayandığı ana esaslardan olduğu gibi, kamu düzeni ile ilgili bulunması nedeniyle de re’sen gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş olmamakla birlikte uygulama ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıyla (04.02.1959 günlü ve 13/5 sayılı İ.B.K. 09.05.1960 günlü ve 21/9 sayılı İ.B.K.) yargılama hukukundaki yerini almıştır.
2)İncelenen dosya kapsamına göre somut olayda; mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, ilamın gereği yerine getirilmemiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 13.02.2020 gün ve 2016/14788 Esas, 2020/1792 Karar sayılı bozma ilamında açıkça; “davacıya ait 95 ada 19 parsel sayılı taşınmaz ile üzerinden geçit tesis edilen 94 ada 7 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar arasında kurudere bulunduğundan yararına geçit kurulan taşınmaz ile geçit olarak belirlenen alanın bağlantısının sağlanmaması geçit davalarında uygulanan kesintisizlik ilkesine aykırılık oluşturmuştur.” şeklindeki gerekçeyle geçit güzergahı üzerinde “kurudere” bulunması nedeniyle geçit bağlanacak taşınmaz ile yolun bağlantısının kesintisizlik ilkesine uygun biçimde sağlanamadığı belirtilmiş ve sonrasında yerel mahkemece Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmuş ise de bozma üzerine mahkemece kurulan son hükümle de bozma ilamına aykırı olacak şekilde dere üzerinden geçit irtifakı kurularak kesintisizlik ilkesine aykırı irtifak tesis edilmiştir. O halde; mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda kesintisizlik ilkesine uygun biçimde başkaca geçit güzergahları belirlenerek geçit tesis edilmesinin düşünülmesi gerekirken, belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 01.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.