Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4938 E. 2023/5789 K. 29.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:18
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4938
KARAR NO : 2023/5789
KARAR TARİHİ : 29.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1397 E., 2022/1541 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niksar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/651 E., 2022/91 K.
Taraflar arasındaki suya el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı köyün su sıkıntısının bulunduğunu, davacı ve davalı köyün üst taraflarında su gözelerinin olduğunu, bu su gözelerinin bir kısmının Niksar sınırları içerisinde bir kısmının ... sınırları içerisinde kaldığını, bu suyun kullanımı konusunda İl İdare Kurulu tarafından suyun müşterek kullanılması gerektiğine dair 1945'li yıllarda karar alındığını, söz konusu su gözelerini iki köyün müşterek şekilde kullanmaya başladıklarını, son zamanlarda davalı Mutluca Köyü sakinlerinin su kaynaklarını tamamen kendilerinin kullanacaklarını, müşterek kullanım olmayacağını ve ... Köyü'ne su kullandırmayacaklarını beyan ettiklerini, su gözelerinin bulunduğu alana gidildiğinde davalı köy sakinlerinin su gözelerine müdahale ettiklerini gördüklerini, inşaai faaliyetlerde bulunduklarını, borular döşediklerini, su gözelerinden çıkan suyu davalı Mutluca Köyü'ne taşıdıklarını, davacı köyün söz konusu suya ihtiyacı bulunduğunu, tarafların öteden beri suyu müşterek kullandıklarını ileri sürerek davalı tarafın suya müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddi gerektiğini, söz konusu su gözelerini her iki köyün sulama suyu olarak kullanıldığını, davacının çekişme konusu yaptığı su gözesinin kendi köy sınırları içerisinde kaldığını, davalı tarafın iddia ettiği gibi İl İdare Kurulunun 1945 tarihinde ... olduğu bir kararın olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; suların en az olduğu dönemde Ekim ayında jeoloji, ... ve ... mühendisinin bulunduğu bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif yapılmak suretiyle dava konusu suyun debisi ölçülerek, dava konusu İncegeriş Mevkiinde bulunan su gözesinden çıkan suyun, davalı Mutluca Köyü'nün idari sınırları içerisinde olan 109 ada 164 parsel sayılı orman parselinin içerisinde bulunmakla genel su vasfında olduğu, tarafların suya olan ihtiyaçlarını tespit etmek üzere davacı ... Köyü'nün ... Mahallesi'nin ve davalı Mutluca Köyü'nün tarım, hayvancılık verileri ile nüfus sayılarının dosya arasına alındığı, davalının suya el atması nedeniyle su kaynağının etkilenip etkilenmediğinin ve tarafların diğer su kaynaklarının etraflıca incelendiği, 06.10.2021 tarihli keşif sonucu aldırılan raporda; davacı köyün tüm mahalleleri incelenerek davalı Mutluca Köyü'ne sınır olan ... Mahallesi'nin içme suyuna ihtiyacı olduğunun tespit edildiği ve davalı köyün boşa ... suyunun olduğunun, davalı köyün diğer mahallelerinin sularının kendilerine yetecek seviyede olduğunun mütalaa edildiği, davalının dava konusu suya müdahalesi nedeni ile davacının gerekli su ihtiyacını karşılayamadığı, yapılan keşif sonucunda dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından davalının söz konusu suya müdahalesinin olduğu, her ne kadar 1945'li yıllara ilişkin su tahsisi kararı İl İdare Kurulu arşivlerinden istenilmesine rağmen bulunulamamış ise de dava konusu suyun eskiden her iki köyün müşterek kullanımında olduğuna dair tarafsız mahalli bilirkişi beyanına itibar edilmesi gerektiği, bilirkişi raporları ile söz konusu suyun genel sulardan olduğu ve suyun debisinin tespit edildiği, genel sudan herkesin ihtiyacı oranında istifade edebileceği nazara alınarak düzenlenen raporda dava konusu İncegeriş Mevkiinde bulunan boşa ... suyun yarısının davacı köyün ... Mahallesi tarafından alınabileceğine yönelik kurulan su rejimi ve buna ilişkin rapor ve açıklamaların denetime elverişli olduğu kabul edilerek hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının yasaya ve içtihatlara aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına haklı itirazlarını ve beyanlarını dosyaya ayrıntılı olarak sunduklarını, Mahkemenin haklı itirazlarını değerlendirmeyerek usul ve yasaya aykırı olarak karar verdiğini, davalı köyün, davacı köyün kullanmış olduğu suya/sulara hiçbir müdahalesi olmadığını, Mahkemenin davacı köyün ihtiyacından fazla suyu olması nedeniyle açılan davayı reddetmesi gerekirken eksik ve hatalı rapora göre usul ve yasaya aykırı karar verdiğini belirterek kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa Mahkemesi Hâkiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 ... maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 ... bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki beyanlarını tekrarla davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Türk Medeni Kanunu'nun 718 ... maddesi gereğince; arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki ... ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.
2. Bu madde hükmüne paralel olarak düzenlenen Türk Medeni Kanunu'nun 756 ncı maddesi gereğince de; "Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir. Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz. Arazi maliklerinin yer altı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin ... kanun hükümleri saklıdır."
3. Gerek Türk Medeni Kanunu'nun 718 ... maddesi gerekse 756/2 nci maddesinde sözü edilen kaynaklar, yeraltı sularından farklıdır.
4. ..., kökeni yeraltı suyu olan tabî ve sürekli olarak yeryüzüne çıkan ... mülkiyete girecek nitelikte ... bir su olup, suni bir şekilde veya ara sıra yeryüzüne çıkan su ... niteliğini kazanmaz (.../.../Cansel, Türk Eşya Hukuku, Ankara 1978, s.618). Ayrıca, kaynaktan çıkan suyun yararı kamuya ait bir ... oluşturacak kadar bol çıkması hâlinde ... artık ... mülkiyete konu olamaz. Yine, yeraltı suyundan sondaj gibi suni yollarla çıkartılan sulardan yararlanma usulü de 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu'na tâbidir.
5. Başka bir ifadeyle ... suyu kendiliğinden kaynadığı arazinin hudutlarını aşacak debide ise ya da malikinin ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra fazlası varsa genel su kabul edilir ve komşular da yararlanabilir. Bunun yanında ... suyu tapulu olmayan araziden (örneğin mera, orman vb.) çıkıyorsa suyun debisine bakılmaksızın genel sudur. Bu sudan ise ... ve öncelik hakkı ihlâl edilmemek suretiyle herkes ihtiyacı oranında yararlanabilir.
6. ... su ise tapulu taşınmazdan çıkan ve sadece o taşınmazın ve malikinin kişisel ihtiyacını karşılamaya yeterli olan sudur. Arazinin mülkiyetine tâbi olan ... suyu yani ... su üzerinde, hak sahibi dilediği gibi tasarruf etme yetkisine sahiptir. Bu suyu kendisi kullanabileceği gibi kaynağındaki suyu kullanması hususunda bir başkasına irtifak hakkı da tanıyabilir. Ayrıca mülkiyet hakkına dayanarak kaynağa el atma varsa el atmanın giderilmesi için davalar açmak yetkisi de bulunmaktadır.
7. Türk Medeni Kanunu'nun 756/2 nci maddesi gereğince "Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur" hükmü doğrultusunda ... hakkı; ancak tapuda düzenlenecek resmî senetle tapu malikinin rızası ile kurulabilir.
8. Yine benzer şekilde Türk Medeni Kanunu'nun 837 nci maddesi de "Başkasının arazisinde bulunan ... üzerinde irtifak hakkı, bu arazinin malikini suyun alınmasına ve akıtılmasına katlanmakla yükümlü kılar. Bu hak, aksi kararlaştırılmadıkça başkasına devredilebilir ve mirasçıya geçer. ... hakkı, bağımsız nitelikte ve en az 30 yıl için kurulmuş ise tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
9. Madde hükmünde belirtildiği üzere, ... irtifakı doğrudan kişiye bağlı olarak kurulabileceği gibi başkalarına devri de kararlaştırılabilir. Bağımsız ve daimi hak olarak tesis edildiğinde tapu kütüğüne ayrı bir sayfaya kaydı da mümkündür. ... hakkının kazanılmasına ilişkin kanunda açık bir hüküm olmamakla birlikte eşyaya bağlı diğer irtifakların kazanılması hükümleri uyarınca Türk Medeni Kanunu'nun 780 ... maddesinden kıyasen yararlanarak taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasına ilişkin hükümlerin uygulanacağı kabul edilmektedir (m.704/2). Bu durumda ... hakkının, resmî şekilde düzenlenecek sözleşme ile tapu siciline tescil ile kazanılması mümkündür.
10. Gerçekten Türk Medeni Kanunu'nun 756/2 ve 837 nci maddelerinde belirtilen ... irtifakına konu olabilecek su ... su olup genel su niteliğindeki yeraltı suyu bu düzenlemelerin dışındadır. Nitekim genel sular taşınmaz mülkiyetinin kapsamı içinde kabul edilemez.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.