Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4969 E. 2022/7826 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4969
KARAR NO : 2022/7826
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine asıl davada 11.06.2014, birleştirilen davada 05.10.2021 günlerinde verilen dilekçeler ile geçit … tesisi talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne dair verilen 21.03.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit … kurulması isteğine ilişkindir.
Davacı; maliki olduğu 3288 parsel sayılı taşınmazın yola bağlantısının bulunmadığını, bu nedenle taşınmazı lehine davalılara ait 2016, 2017, 2024, 3275, 3276 ve 3287 parsel sayılı taşınmazlardan geçit … tesis edilmesini talep etmiştir.
Davalılardan … ve … yargılama aşamasındaki beyanlarında davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece ilk hükümde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalılar …, …, … ve … ortak vekili temyiz etmiş, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 07.11.2019 tarih ve 2019/910 Esas, 2019/7474 Karar sayılı ilamıyla; “… somut olaya gelince, mahkemece en uygun alternatif olarak değerlendirilen güzergah üzerinde dere yatağının olduğu anlaşılmaktadır. Dere yatakları kural olarak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir ve bu özelliği itibariyle de kamu malı niteliğini taşımaktadır. Kamu malı olan bir yerin kişilerin özel kullanımına terki olanaklı değildir. Dere yatakları tescil harici yerler arasında bulunduğundan Türk Medeni Kanununun 748/3. madde hükmü uyarınca tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmesi mümkün değildir. Aynı zamanda geçit güzergahının dere yatağından geçirilerek kurulmuş olması geçit yerlerinin kesintisiz olarak genel yola bağlanmasını amaçlayan “Kesintisizlik ilkesine” de aykırılık oluşturmaktadır. Geçit davalarında amaç yol ihtiyacı bulunan bir taşınmazın genel yola ulaşımını kesintisiz olarak sağlamaktır. Davacı parselinden ana yola ulaşmak için başka alternatifler değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
Bozma sonrası birleştirilen dosyada davacı vekili; 4697 parsel sayılı taşınmaz lehine davalılara ait 3725, 4665 ve 4659 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine geçit … kurulmasını talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, 4665 ve 4659 parsel maliki davalılar …, … ve … ortak vekili temyiz etmiştir.
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanununun “Erişme kontrolü uygulanan karayollarına bağlantı, şehir geçişleri ve yerleşim” başlıklı 17. maddesine göre;
Erişme kontrolü uygulanan karayollarına bağlantılar Genel Müdürlüğün uygun gördüğü yerlerde ve şekillerde yapılır. Erişme kontrolü uygulanan karayolu çevresinin bu bağlantı noktalarına ulaşımı, toplayıcı yollarla veya bağlantı noktasına ulaşan diğer yollar vasıtasıyla sağlanır.
Erişme kontrolü uygulanan karayollarına bitişik taşınmaz sahipleri ile kiracıları veya kullananların arazilerinden erişme kontrolü uygulanan karayoluna doğrudan giriş ve çıkış hakları yoktur.
Erişme kontrolü uygulanan karayolunun şehir geçişlerinde karayolunun şehir ile bağlantı ve ilişkilerinin düzenlenmesi, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine, Bakanlık ve ilgili belediye tarafından müştereken kararlaştırılır. İşletme … verilen veya devredilen erişme kontrolü uygulanan karayollarında, şehir geçiş güzergâhının veya karayolunun şehir ile bağlantı ve ilişkilerinin değiştirilmesinde işletici şirketin görüşü alınır.
Bu bakımdan yukarıda değinilen yasa hükmü doğrultusunda, mahkemece kurulan geçit yeri paftasına işaretlenerek Karayolları Genel Müdürlüğüne gönderilmeli, çıkışın karayolu bağlantısı nedeniyle gerek ilgili mevzuat ve gerekse can güvenliği açısından tehlike oluşturup, oluşturmadığı veya davacının katlanabileceği boyuttaki harcama ile varsa sakıncalarının giderilip giderilemeyeceği ve bunun için ne yapılması gerektiği sorulmalı; karayoluna çıkış engeli bulunduğu saptanırsa ve bunun giderilme olanağı da yok ise diğer alternatifler üzerinde durulmalı, bu da mümkün değilse davanın reddedilmesi gerekir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; asıl ve birleştirilen dosya davacıları erişim kontrollü karayoluna geçit cepheli eski 2014 yeni 4659 ve eski 2016 yeni 4665 parsel sayılı davalılara ait taşınmazlar aleyhine geçit isteğinde bulunmuştur.
Bu durumda kurulan geçit yeri paftasına işaretlenerek Karayolları Genel Müdürlüğüne gönderilerek çıkışın karayolu bağlantısı nedeniyle gerek ilgili mevzuat ve gerekse can güvenliği açısından tehlike oluşturup, oluşturmadığı veya davacıların katlanabileceği boyuttaki harcama ile varsa sakıncalarının giderilip giderilemeyeceği ve bunun için ne yapılması gerektiği de sorularak karayoluna çıkış engeli bulunduğu saptanırsa ve bunun giderilme olanağı da yoksa başka alternatifler üzerinde durulmalı, neticesine göre asıl ve birleştirilen davalarda bir karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.