Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4972 E. 2023/5795 K. 29.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 20:04


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4972
KARAR NO : 2023/5795
KARAR TARİHİ : 29.11.2023

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/760 E., 2022/963 K.

KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/506 E., 2022/184 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:



I. DAVA
Davacı vekili; muris ... ve ... ...'in mirasçısı olarak geride müvekkili ve davalı kardeşi ... ve dava dışı ...’in kaldığını, müvekkiline murislerinden miras yoluyla intikal eden taşınmazların davalı ... tarafından yıllardır haksız ve hukuka aykırı olarak kullanıldığını, taşınmazlardan biri de ... katlı kerpiç ev olduğunu, davalının ... yıllardır burada ikâmet ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazlar üzerinde müvekkilinin hissesi oranında müdahalenin men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirlenecek ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; mahalli bilirkişi ve tanıkların uyumlu beyanlarıyla taşınmazların tümünün 1997'den davanın açıldığı 2020 yılına kadar davalı tarafından kullanıldığının belirlendiği, dava konusu taşınmazlara ilişkin taraflar arasında 13.04.2017 tarihinde ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, ayrıca davacı vekilinin dosyaya sunduğu noter ihtarnamesi ve tebliğ evrakıyla davalının ihtar edildiği, noter evrakının davalıya 30.03.2016'da tebliğ edildiği, tarafların kardeşi olan ve bir kısım taşınmazda da paydaş olan tanık ...'in duruşmada alınan beyanlarıyla davacının davalıdan 1997 yılından beri ecrimisil talep ettiği, dolayısıyla ihtar koşulunun ispat edildiği, resmî veriler üzerinden ve tekniğe uygun yapılan hesaplama ile 09.02.2021 tarihli ek raporda taşınmazların 1997 - 2020 yılları arasında davacının payına denk gelen ecrimisil değerinin 39.579,67 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dinlenen tanıklar ve davacıya her yıl ödenen kira bedeli dikkate alındığında davaya dayanak eylemin haksız işgal olmadığını, davacı ile davalı arasındaki sözlü kira akdi nedeni ile ödenen bedelin miktarının artırılmasının uyuşmazlığın temelini oluşturduğunu, uyuşmazlığın haksız işgal nedeni ile men’i müdahale ve ecrimisil olmayıp kira ilişkisine dayandığını, yapılan keşifte boş ve metruk hâlde bulunan 401 ada 3 parsel sayılı taşınmaza da men’i müdahale ve ecrimisil kararı verildiğini, ecrimisil davalarının 5 yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile görülmekte olan davada, davalının esasa cevap süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmadığı, davacı vekilinin 25.01.2022 tarihli talep artırım dilekçesinde son 5 yıla ilişkin ecrimisil talebinde bulunduğu, Mahkemece de buna göre karar verildiği; tanık anlatımlarına göre 401 ada 3 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazların 1997-2020 yılları arasında davalı tarafından tarla olarak ekilip biçilmek suretiyle kullanıldığı, davalının savunmasında dayandığı kiracılık ilişkisini kanıtlayamadığı (dosya arasında bulunan ... tahsilat ödeme belgesinde ödemenin neye istinaden yapıldığının belirtilmediği), haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın taşınmazı kullandığı, bu kullanım nedeniyle davalının davacıya herhangi bir ecrimisil bedeli ödemediği, belirtilen tanık anlatımlarına göre 401 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı ... olmadığından bu parsel yönünden davalının el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; reddedilen 3 parseli de davalının kullandığını, eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, ilgili taşınmaz yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiğini belirtirek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan ... başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen ... bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).

3. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tâbi olup, bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hâkimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.

Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmî veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.


3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, hüküm fıkrasının 6 ncı bendinin ilk kelimesi “Davalı” olması gerekirken “Davacı” yazılması mahalinde düzeltilebilir maddi hata oarak görüldüğünden, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.