YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5036
KARAR NO : 2023/834
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşmasız olarak dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı olarak temyiz eden davacı vekili Avukat Işıl Cansever ile duruşmasız temyiz eden dahili davalılar vekili Avukat … geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edeni tarafından 861 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan (kat mülkiyeti ile 126 ada 8 parsel) C Blok 2 No.lu meskenin, 06.05.2005 tarihli harici satım sözleşmesi ile satın alındığını, sözleşme gereğince davacının satış bedelinin davalıya ödendiği ve meskenin satım tarihinden beri davacının zilyetliği altında bulunduğu halde davalının tapuyu vermeye yanaşmadığını açıklayarak; davalı üzerindeki kaydın iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde ödenen 53.729 Euro’nun ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2012 tarihli ve 2010/280 Esas, 2012/333 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, davalı üzerindeki kaydın iptali ve davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.04.2014 tarihli ve 2013/19311 Esas, 2014/8013 Karar sayılı ilamıyla; ” taşınmazın tapu kaydının ilk tesisinden itibaren revizyonları ile birlikte getirtilmesi, davacının dayanmış olduğu satış sözleşmesinin onaylı Türkçe tercümesini sunması için davacıya süre ve imkan verilmesi ve ondan sonra mevcut deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir” şeklindeki gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2015/350 Esas, 2016/86 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, 126 ada 8 parsel üzerinde bulunan C Blok zemin kat 2 No.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
C.İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin ” 28.11.2017 tarihli ve 2016/9163 Esas, 2017/15780 Karar sayılı ilamıyla davaya konu davacı tarafından 06.05.2005 tarihli sözleşmeye dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerektiği ancak, davacı vekili iptal ve tescile ilişkin isteğinin kabul edilmemesi halinde ödenen paranın iadesi talebinde bulunması nedeniyle iddia ve savunma doğrultusunda tüm deliller toplandıktan sonra davacı tarafın bedel iadesi isteği konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, terditli tazminat talebinin kabulü ile 53.729,00 Euronun ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden TL olarak karşılığının 3095 sayılı Yasa’nın 4-a maddesi gereğince faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve dahili davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, tapu iptal ve tescil talebinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, objektif iyiniyet kuralının uygulama alanı ve tüm koşullarının mevcut bulunduğunu, aksinin kabulü halinde ise ödenen bedelin iadesi yerine denkleştirici adalet ilkesine göre taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Dahili Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, tazminat talebinin kabulü kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan bedelin ödendiğinin ispat edilemediğini, yabancı dille yazılmış sözleşmenin geçersiz olduğunu, bedelin ödendiği var sayılsa dahi sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satım ve zilyetliğe dayalı mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Hukukî işlem” kenar başlıklı 706 ncı maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır…”
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Şekil” kenar başlıklı 237 nci maddesi söyledir: “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır. Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır”.
3. 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ncı maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“Mülkiyete, mülkiyetin gayrı ayni haklara ve müşterek bir arzın hissedarları veya birbirine muttasıl gayrimenkullerin sahipleri arasında bunlardan birinin veya bir kaçının o gayrimenkul üzerinde mevcut veya inşa edilecek binanın, muayyen bir katından veya dairesinden yahut müstakillen istimale elverişli bir bölümünden munhasıran istifadesini temin gayesiyle Medeni Kanun’un 753 üncü maddesi hükümlerine göre irtifak hakkı tesisine veya tesisi vadine mütedair resmi senetler tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından tanzim edilir…”
4. Davacı, iptal ve tescile ilişkin isteğinin kabul edilmemesi halinde ödediği bedel yönünden tazminat talebinde bulunmuştur. Kural olarak, 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekili ve dahili davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak dahili davalılara verilmesine,
3. Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
14.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.