Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5056 E. 2022/8033 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5056
KARAR NO : 2022/8033
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.02.2015 gününde verilen dilekçe ile muhdesatın aidiyetinin tespiti, taşınmazın satışı halinde muhdesat bedellerinin tahsili talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.07.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, muhdesatın tespiti ile taşınmazın satılması halinde muhdesat bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir .
Davacı vekili, dava konusu 2465 ada 7 parselde kayıtlı 2.176,43 metrekare alanlı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, imar uygulaması sonucu diğer davalıların da hissedar olduklarını, hissedarlardan …’ın Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1049 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açtığını ve 2013/464 Karar numarası ile ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verildiğini, dosyanın 2014/34 satış numarasını aldığını, taşınmazda müvekkiline ait su kuyusu ve ağaçların bulunduğunu, satış memurluğunda bilirkişiler kanalıyla yapılan inceleme sonucunda, su kuyusunun değerinin 25.000,00 TL, meyve ağaçlarının değerinin ise 32.464,45 TL olarak tespit edildiğini, müvekkilinin yaşlı olması, bilgi ve tecrübesinin bulunmaması nedeniyle ağaç ve kuyunun kendisine ait olduğu hakkında izale-i şüyû dava dosyasına beyanda bulunamadığını belirterek, dava konusu 2465 ada 7 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki 32.646,45 TL değerindeki meyve ağaçlarının ve 25.000,00 TL değerindeki tünelli su kuyusunun davacı …’a ait olduğunun tespitine, taşınmazın satışı halinde ağaç ve kuyu bedellerinin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuş; diğer davalı … dava konusu muhdesatların davacı tarafından yapıldığını belirterek, davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulüne, 2465 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki narenciye ağaçlarının ve tünelli su kuyusunun davacı … ‘a ait olduğunun tespitine, davacının muhdesat bedellerinin ödenmesi talepleri ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Hükmün davalı … ve davalı Mersin … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19.12.2019 tarihli ve 2016/7589 Esas, 2019/11591 Karar sayılı ilamı ile “… Somut olayda, taraflar arası görülen izaleyi şuyu davasının kesinleşmiş olduğu dikkate alındığında, tespit davası açılması için dava şartı niteliğinde bulunan derdest izaleyi şuyu davası bulunması durumu söz konusu olmadığından tespit talebinin güncel hukuki yarar bulunmaması sebebiyle reddi gerekirken talebin kabulü isabetsizdir .
Hal böyle olunca, yukarıda bahsi geçen kesinleşmiş izaleyi şuyu davası ve satış kararı dikkate alındığında dava dilekçesinde davalı tarafın tespit ön talebi yanında asıl olarak bedel isteğinde bulunduğu gözetilerek mahkemece eda talebi içeren muhdesat bedeliyle ilgili karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle muhdesatın tespiti yönünde karar verilmesi doğru değildir …’’ gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. (HMK m 400) Henüz dava açılmamış olan hallerde delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir. (HMK m 401) dava açıldıktan sonra yapılan her türlü delil tespiti talebi hakkında sadece davanın görülmekte olduğu mahkeme yetkili ve görevlidir. (HMK m 401/4) Bu mahkemeden başka bir mahkemenin yaptığı delil tespiti geçersizdir. Mahkemenin hükmüne esas alınamaz.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19/12/2019 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre davacının bedel istemi hakkında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak hüküm tesisi gerekmektedir. Bozma ilamı öncesi yapılan keşif ve bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmesi mümkün değilse Hukuk Muhakemeleri Kanununun 288 vd. maddeleri gereğince keşif ara kararı verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; eda davası olarak yürütülen eldeki davada mahkemece keşif yapılarak talep konusu tazminatın bilirkişi aracılığıyla tespiti gerekirken davacı vekiline yetki verilerek başka bir mahkemeden güncel değerin tespitinin istenmesi yasanın açık hükmüne aykırıdır. Mahkemenin 23/02/2021 tarihli duruşmada verilen ara kararı ile vekilin ara kararına uygun işlem yapmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın ilgiliye iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.