Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5169 E. 2022/7534 K. 07.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5169
KARAR NO : 2022/7534
KARAR TARİHİ : 07.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.03.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tapuya şerh verilmesi ve tespit talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.05.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava konusu 1192 parsel sayılı taşınmazın tarafların murisi … … ‘a ait olduğunu, bu taşınmazdaki evin doğu kısmında … …’ın bitişiğinde boş bulunan 96 m2’lik avlunun muris tarafından 1991 yılında senetle davacıya satıldığını, davacının bu satış senedine dayanarak iyi niyetle nizalı yere bir ev yaptırdığını, davacının babasına ve kardeşlerine güvenerek satın aldığı yere iyi niyetle yaptığı evin değerinin oturduğu arsadan daha değerli olduğunu belirterek, satışa konu ve evin yapıldığı 96 m2’lik kısmın ifrazı ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde 96/429 hissenin iptali ile davacı adına tesciline, bu da mümkün olmaz ise, evin yeri krokide belirlenerek davacı tarafından yapıldığının tespiti ile tapuya şerh verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili; bu davanın kötü niyetle açıldığını, dava şartlarının oluşmadığını, açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığını, davanın açılmasında hukuki yararın da olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 17.09.2020 tarih 2016/16426 Esas, 2020/5143 Karar sayılı ilamı ile ‘”…tarafların murisi … … … ile davacı … arasında imzalanan basit yazılı 29.03.1991 tarihli satış sözleşmesi mülkiyetin naklini sağlayacak bir belge niteliğinde olmamakla birlikte; satanın bu yeri davacıya teslim ederek üzerinde yapı yapılmasına sessiz kalması karşısında davacının kendi taşınmazında bina inşa ettiğini düşünmesi nedeniyle iyi niyetli kabul edilmelidir. Mahkemece yukarıda açıklanan diğer hususlar da incelenmek suretiyle karar verilmelidir…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacı tarafın tapu iptal tescil talebi ile taşınmazların davacı tarafından yapıldığına ilişkin tapuya şerh verilmesi istemlerinin reddine, davanın davacı tarafından taşınmaz üzerinde yapılan binalara ilişkin tespit talebi yönünden kabulü ile 22/10/2015 tarihli fen bilirkişisi … Kale’nin ek raporunda belirtilen ve … renkle boyalı olarak gösterilen 98,62 m2 yüzölçümlü ve dava konusu … ili, Koçarlı ilçesi Güdüşlü Mah. 23 pafta 1192 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilen tek katlı ev, açık kömürlük ve depo, wc, avlu, sundurma ve banyodan ibaret yapıların davacı tarafından yapılıp inşa edildiğinin ve bu yapıların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tarafların, davanın görülmesi ve sonuçlandırılması için ödedikleri paraların tümüne yargılama giderleri denir. Başvurma ve karar harcı, keşif giderleri, tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler, yargılama sırasında yapılan diğer tüm giderler, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır (HMK m 323).
Harçlardan kimin sorumlu olacağı, usuli bir konu olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda ayrıntısıyla düzenlenmiştir. Aynı kanunun 323. maddesi; harçları, yargılama giderlerinden sayarken 326/1.maddesi de açıkça “Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” demek suretiyle yargılama giderleri ve bunlardan olan yargı harçlarından hangi tarafın sorumlu olacağını tereddüte yer vermeyecek şekilde düzenlemiştir.
Somut olayda; davacı tarafından dava değeri 5.000,00 TL olarak gösterilerek dava açılmış ve 110,6 TL peşin harç ile başvuru harcı yatırılmış, keşif sonucu dava değerinin 25.931,00 TL olarak belirlenmesi üzerine davacı 29.12.2015 tarihinde 357.45,00 TL tamamlama harcı yatırmıştır. Mahkemece 25.931,00 TL olarak belirlenen dava değeri üzerinden 1.771.34 TL harç alınması gerekirken 5.738,34 TL harcın davalılardan tahsiline karar verilmesi ve davacı tarafından 2.691,95 TL yargılama gideri yapılmış olmasına rağmen yargılama giderleri gerekçeli kararda ayrıntı olarak gösterilmeyerek 8.278,89 TL yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki belirtilen hususlar, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle (1) Davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasında;
(1) Dördüncü bendin çıkarılarak yerine “Alınması gereken 1.771,34 TL harçtan peşin harç 110.6 TL, tamamlama harcı 357,45TL olmak üzere toplam 468,05 TL nin mahsubu ile bakiye 1.303,29 TL harcın davalılardan tahsiline” ibaresinin eklenmesine,
(2) Beşinci bendinin çıkarılarak yerine “Davacı tarafından yapılan 531 TL tebligat ücreti, 445,4 TL keşif ücreti, 650 TL bilirkişi ücreti, 468,05 TL harç 2.094,45 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine” ibaresinin eklenmesine
(3) Hüküm fıkrasının sonuna gelmek üzere “davacı tarafından depo edilen 4.931,00 TL’nin karar kesinleştiğinden davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
07.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.