Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5213 E. 2022/7015 K. 17.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5213
KARAR NO : 2022/7015
KARAR TARİHİ : 17.11.2022

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.10.2017 tarihinde verilen dilekçeyle harici satıma dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede TMK’nın 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil ya da tazminat talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.03.2021 tarihli hükmün Adana Bölge Adliye Mahkemesince istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne dair verilen 16.05.2022 tarihli kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya ve içeriğindeki tüm evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil; ikinci kademede TMK’nın 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil ya da tazminat istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece, dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olup resmi olmayan sözleşme ile satışının geçerli olmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine; davacının yaptığı ödemelere ilişkin herhangi bir delil sunamadığından ödeme iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle de tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; harici satıma dayalı olarak tapu iptali ve tescil talep edilemeyeceği gibi somut olayda temliken tescil için gerekli yasal şartlar da oluşmadığından, tapu iptali ve tescil talebinin reddine davacının iyiniyetli yapı sahibi olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulü ile 53.091,00 TL bina bedeli ile 1.180,00 TL ağaç bedeli olmak üzere toplam 54.271,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyizi incelendiğinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 16.05.2022 tarihli kararının, hükmü temyiz eden davacı vekili Av. …’ya usulüne uygun olarak 28.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği; davacı vekilinin gönderdiği temyiz dilekçesinin UYAP’a ve temyiz defterine kayıt tarihi ile temyiz yoluna başvurma harcının yatırılma tarihinin ise 14.06.2022 olduğu anlaşılmıştır.

HMK’nın 364. maddesi gereğince temyiz başvurusu dilekçe ile yapılır. Aynı Kanun’un 365. maddesine göre; “Temyiz dilekçesi kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya Yargıtayın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir. Temyiz dilekçesi, kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye verilmişse, temyiz defterine kaydolunur ve durum derhal kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir. Temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi verilir.”

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; temyiz dilekçesi davacı vekili tarafından UYAP üzerinden 14.06.2022 tarihinde verilmiş olup temyiz başvurusunun HMK’nın 361/1 maddesinde düzenlenmiş olan iki haftalık sürenin son günü olan 13.06.2022 tarihinden sonra yapıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

6100 sayılı HMK’nın 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar; 361 ve 362. maddelerinde de temyiz edilebilen ve temyiz edilemeyen kararlar belirlenmiştir.

Dosya içeriğine göre, tazminat istemine ilişkin dava değeri bilirkişi raporu doğrultusunda 54.271,00 TL olarak belirlenmiş ve mahkemece, bu miktar üzerinden davacı tarafa harç tamamlatılmak suretiyle karar verilmiştir. Dava değeri ve hükme esas alınan bu miktar, karar tarihi itibariyle geçerli olan 107.090,00 TL temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı tarafın temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmış; bu nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin de reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) No’lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz talebinin HMK’nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun’un 352. maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE, (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz talebinin HMK’nın 362/1-a ve 362/2 maddeleri uyarınca değer yönünden REDDİNE,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

17.11.2022 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.