Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5222 E. 2023/142 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5222
KARAR NO : 2023/142
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı … vekili; tarafların ortak murisi Hüseyin Sarı’dan intikal eden 102 ada 5 ve 8 parsel, 103 ada 5 parsel, 104 ada 4 parsel ve 107 ada 44 parsel sayılı taşınmazlar ile Palaçkur Yaylasında bulunan taşınmazı davalıların kullandığını, davacının kullanmasına izin verilmediğini belirterek elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiş, 18.10.2006 tarihli 15 inci celse 107 ada 44 parsel sayılı taşınmaza yönelik talebini atiye bıraktığını beyan etmiştir. Davacı … yargılama sırasında vefat etmiş, davayı mirasçıları takip etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili, muristen kalan taşınmazların taraflar arasında taksim edildiğini, taksime göre mirasçıların fiili kullanımlarının oluştuğunu, dava konusu bir kısım taşınmazda bulunan evlerin yapımında davacının katkısının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.03.2012 tarih ve 2005/3 Esas, 2012/18 Karar sayılı kararıyla; 102 ada 5 ve 8 parsel, 103 ada 5 parsel, 104 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, 107 ada 44 parsel sayılı taşınmaz ile Palaçkur Yaylasındaki taşınmaz yönünden davanın tefrikine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.03.2013 tarih ve 2012/16709 Esas, 2013/3709 Karar sayılı ilamında; “….mirasçılar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, T.M.K.nun müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.
Somut olaya gelince; mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca taksim ve elatma olgusunun yeterince incelendiğinden söz etmeye imkan yoktur. Bundan ayrı 103 ada 5 parsel bakımından evin anahtarının kimde olduğu, anahtarın davacıya verilip verilmediği, evde davacının kullandığı bir bölüm bulunup bulunmadığı ve ne şekilde davacının kullanımına engel olunduğu hususlarıda taraf tanıklarından sorularak aydınlığa kavuşturulmamıştır.
Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma yapılması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların 104 ada 4 parsel ve 102 ada 5 parseli davacıların kullandığını ifade etmeleri, bozma ilamında da belirtildiği üzere davacıların çekişmesiz kullanımına ayrılan yer olduğu anlaşılmış olup çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer olan davacıların açmış olduğu elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taksim savunması yapılmış ise de davalı yanın taksimi ispat edemediğini, mahalli bilirkişi ve tanıkların dava konusu taşınmazların taksim edilmediğini beyan ettiğini, üzerinde evin bulunduğu 103 ada 5 parsel sayılı taşınmazla ilgili taksimin bulunmadığının dosyada mevcut deliller ile sabit olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek ve re’sen belirlenecek nedenlerle de kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasçılar arasında elatmanın önlenmesine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesinde, “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmüne yer verilmiştir.

3. Değerlendirme
1. Somut uyuşmazlıkta; mahkemece Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.03.2013 tarih ve 2012/16709 Esas, 2013/3709 Karar sayılı ilâmına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma ilâmının gereklerinin tam olarak yerine getirilmiş olduğu söylenemez.

2. Bozma sonrası keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında dava konusu 104 ada 4 parsel,102 ada 5 parsel sayılı taşınmazı davacıların kullandığına dair bir ifade geçmemesine rağmen davacıların çekişmesiz kullanımına ayrılan yerler olduğu, bu nedenle elatmanın önlenmesi davasının dinlenilmesine olanak bulunmadığı şeklinde dosya içeriğine uygun olmaya gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

12.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.