YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5363
KARAR NO : 2023/1193
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
Taraflar arasındaki 5403 sayılı Kanun’un 8/i maddesine dayalı önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Av. … ile diğer taraftan davacı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanana rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 965 ve 966 sayılı parsel sayılı taşınmazlarda müvekkilinin malik olduğunu, dava konusu 963 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin taşınmazlarıyla sınırdaş olduğunu, 963 parsel sayılı taşınmazın 31/10/2014 tarihinde önceki maliki tarafından davalıya satıldığını, satış bedelinin gerçekte 150.000,00 TL olması gerekirken önalım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla resmi senette 300.000,00 TL gösterildiğini belirterek, gerçek satış değeri olan 150.000 TL ve satış masrafları depo ettirilerek dava konusu taşınmaza yönelik önalım hakkı kullanmayı talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; satış bedelinin muvazaalı olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2016/1022 Esas, 2018433 Karar sayılı kararıyla; yasal koşulların oluştuğu, bedelde muvazaa iddiasının ispatlanamadığı; bilirkişi raporunda belirlenen 165.073,00 TL üzerinden davacı lehine, sübut bulmayan 134.926,00 TL üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de bu oranda hesaplanması gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, depo edilen bedelin (300.000,00 TL) davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2022 tarihli ve 2019/435 Esas, 2020/1330 Karar sayılı kararıyla; önalım bedelinin satış bedeli ve tapu masraflarından oluştuğu İlk Derece Mahkemesi tarafından tapu masrafları olan 6.000,00 TL’nin depo ettirilmediği, davalı tarafın kendilerine verilen süre içinde tapu masrafları olan 6.000,00 TL’yi depo ettikleri gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, önalım bedeli olan 306.000,00 TL’nin nemalarıyla davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 16.12.2021 tarhili ve 2021/1981 Esas, 2021/4028 Karar sayılı kararıyla; herhangi bir istinaf talebi ve kamu düzenine ilişkin bir husus bulunmamasına rağmen davalı aleyhine vekalet ücreti ve harca hükmedilerek, İlk Derece Mahkemesince davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti kaldırılarak ve davalıdan iki ayrı harç alınmasına karar verilerek aleyhe hüküm verme yasağının ihlal edildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5403 sayılı Yasa’nın 8/İ maddesinin somut olayda uygulanabileceği, bedelde muvazaa iddiası ispatlanamadığından iddia olunan bedel üzerinden davacı lehine, resmi senetteki bedel ile iddia olunan bedel arasındaki fark üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, aleyhe hüküm verme yasağı kapsamında davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca artış oranlarının aleyhe bozma yasağı kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, karar ve ilam harcı dışındaki yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kabul ve ret oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 5403 sayılı Yasa’nın 8/İ maddesinin yürürlükten kalktığını, müvekkilinin karar ve ilam harcının tamamından sorumlu tutulmasının doğru olmadığını beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8/İ maddesine dayalı önalım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5403 sayılı Kanun’un 8/İ maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 732 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.