Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5463 E. 2023/5751 K. 28.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 20:44


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5463
KARAR NO : 2023/5751
KARAR TARİHİ : 28.11.2023

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/798 E., 2022/1019 K.

KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şuhut Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/23 E., 2021/295 K.

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve kâl davasında İlk Derece Mahkemesince davacının davasının kabulüne, davalının temliken tescil talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 280 ada 191 parsel sayılı taşınmaz davacıya ait olup davalı şirketin kullandığı araç kantarı, buhar kazanı ve trafo direğinin vekil edenine ait taşınmazda kaldığını, ihtarnameye rağmen müdahalenin sonlandırılmadığını belirterek el atmanın önlenmesi ve kâl kararı verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 18.10.2015 tarihli paylaşım sözleşmesi yapıldığını, davacıya ait parsel ile davalının uhdesinde kalan komşu parsel üzerindeki fabrikalar ve akaryakıt istasyonunun aynı şirket bünyesinde iken sınır gözetilmeksizin inşâ edildiğini, sözleşme kapsamında un fabrikasının ... ...'e, yem fabrikası ve akaryakıt istasyonun ise (müvekkil şirket yetkilisi) ... ...'e kalacağını, kantarın 2 yıl boyunca ortak kullanılacağı ve 2 yıl sonunda ise ... ...'e ait olacağının kararlaştırıldığını, sözleşme metniyle kantarın bulunduğu arazinin mülkiyetinin de kastedildiğini, buhar kazanının müvekkiline ait yem fabrikasının eklentisi konumunda olduğunu, aynı sözleşme ile buhar kazanının bulunduğu alanın da davalıya bırakıldığını, akabinde un fabrikasının bulunduğu yerin 191 parsel olarak davacı şirket adına kayıt edildiğini, yem fabrikası ve eklentilerinin bulunduğunu, yerlerin ise 193 ve 194 parsel numaraları üzerinden davalı şirkete devredildiğini, mevcut yapıların parsel sınırları dikkate alınmadan yapıldığı için paylaşım sonrasında taraflara düşen binaların ... yapı mahiyetinde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu,

2. Trafo direği, kantar ve buhar kazanının niza konusu taşınmazda kaldığı,

3. Trafo direği, kantar ve buhar kazanının bulunduğu arazi mülkiyetinin davalıya verildiğinin ispat edilemediği,

4. Taşınmazın davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmadan kullanıldığı,

5. Temliken tescil şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davalının temliken tescil talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde  davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf  dilekçesinde özetle; davaya konu kantar, trafo direği ve buhar kazanının davalı şirkete bırakıldığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, yem fabrikasının devriyle birlikte eklentilerinin de devredilmiş olacağından eklentilerin bulunduğu arazi parçalarının da müvekkili şirkete ait olacağı hususunda şüphe olmadığını, davacı tarafın ... yapıya katlanma yükümlülüğü olduğunu, davanın haksız ve kötü niyetli olarak ikame edildiğini, iyi niyet koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğine dair herhangi bir açıklamaya yer verilmeden yalnızca taşınmazın ifrazının mümkün olmaması nedenine dayanılarak temliken tescil taleplerinin reddine karar verildiğini, bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu, Şuhut Belediyesine yazılan müzekkerenin cevabı gelene kadar buhar kazanı, trafo direği ve kantarın bulunduğu taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığının taraflarınca bilinmediğinden temliken tescil talebi haricinde bir talepte bulunulmadığını, Şuhut Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/274 Esas sayılı dosyası üzerinden vekil eden şirket lehine irtifak hakkı tesis edilmesi talebi ile dava açıldığını, ilgili davanın kabulü hâlinde mevcut davanın konusuz kalacağını ve dosya sonucunun beklenilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;   
1. Tapu kaydına ve mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak el atmanın önlenmesi ve kâl talebinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı,

2. Her ne kadar davalının temliken tescil talebinin reddine karar verilmiş ise de, davalı tarafın cevap süresi içerisinde (savunma yoluyla) temliken tescil talebinde bulunmadığı,

3. Ayrıca temliken tescile dair diğer şartlar bulunsa dahi temelli yapı olmayan yerlerde temliken tescil kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen   kararına karşı süresi içinde  davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde (özetle); cevap dilekçesi, dosya kapsamı ve  istinaf sebeplerine benzer gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve  kâl isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü ve 995 ... maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.