YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5543
KARAR NO : 2022/6938
KARAR TARİHİ : 16.11.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.05.2017 tarihinde verilen dilekçeyle paydaşlar arasında ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.09.2021 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince ilk derece mahkeme kararı kesin olduğundan istinaf dilekçesinin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davalının, davacı …’nin eski görümcesi olduğunu, İstanbul ili, Kartal ilçesi, … No:26 Daire:12’de bulunan taşınmazın 1/2 hissesinin davalıya, 1/2 hissesinin de davacının eşine ait olduğunu, ancak davacının eşinin vefat etmesi nedeniyle miras hisseleri oranında mirasçılarına intikal yapıldığını, davalının dava konusu taşınmazı 2011 yılından beri kiraya verdiğini ancak hisse karşılığını davacıya vermediğini, kira bedelinin ecrimisil olarak geriye dönük 5 yıl hesaplanmak suretiyle davacı … için 2.500,00 TL, davacı … için 2.500,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin her ay tahakkuk eden bedellerine işlemiş yasal faizlerinin hisseleri oranında müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir. Davacılardan … vekili 12.12.2017 havale tarihli beyan dilekçesinde, davanın müvekkilinin onayı olmaksızın açıldığını, bu sebeple davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, davacının evi boşalttığı süreçte eve zarar verdiğinden İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/24 Esas sayılı dava açıldığını, davacıya düşen kira bedelinin çok cüz’i bir rakam olduğunu, bina yönetimine 3.900,00 TL yapılandırma için ödeme yapıldığını, intifadan men koşulunun oluşmadığını, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 5.933,74 TL’nin tahakkuk eden dönem sonları itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; “İlk derece mahkemesi miktar itibariyle kesin olduğundan 6100 sayılı HMK’nın 352/(1).b maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine,” karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalı vekili tarafından mahkemece hükmedilen tutarın 5.933,74 TL olup, bu değerin istinaf edilebilirlik parasal sınırının üzerinde olduğu belirtilerek temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 2. fıkrasında istinaf yoluna başvurulabilen kararlar düzenlenmiş olup, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiştir. Belirtilen parasal sınır 2021 yılı için 5.880,00 TL tutarındadır.
Somut olaya gelince, davacı vekili, dava dilekçesinde eşi nedeniyle hissedar olduğu dava konusu taşınmazın davalı tarafından kiralanması ancak, kendisine kira ödemesi yapılmaması nedeniyle ecrimisil isteminde bulunmuş, davasını 5.000,00 TL üzerinden harçlandırarak açmıştır. Yargılama esnasında dosya içerisine alınan bilirkişi raporuna göre, 2012-2018 yılları arasında davacı hissesine düşen ecrimisil miktarı 5.933,74 TL olarak hesaplanmış, 5.933,74 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm sonucunda bu miktar üzerinden harç tamamlanmıştır. Ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince hükmün verildiği 2021 yılında istinaf edilebilirlik sınırının 5.880,00 TL olduğu, davalının istinaf kanun yoluna başvurma hakkının bulunmadığı belirtilerek istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, mahkemece 5.880,00 TL’yi geçen 5.933,74 TL üzerinden karar verildiği gözden kaçırılmıştır.
Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, istinaf başvurusunun değer itibariyle istinaf edilebilen kararlardan olduğu kabul edilip yerel mahkeme kararının esastan incelenmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile, davalının mahkemeye erişim hakkını zedeleyecek şekilde, istinaf dilekçesinin kesinlik sınırı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 16.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.