Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5762 E. 2023/412 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5762
KARAR NO : 2023/412
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.12.2019 tarih ve 2018/3924 Esas, 2019/11661 Karar sayılı ilâmı ile eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davalının, müvekkiline ait olan ve … Köyü, 1 parselde kayıtlı bulunan taşınmazı, 13.09.2005 tarihinde müvekkilinin ekonomik durumunun sıkışık olmasından istifadeyle 50.000,00 TL’ye tapudan devraldığını, bu durumun gabin teşkil ettiğini, gabin nedeniyle …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/451 Esas ve 2008/269 Karar sayılı kararıyla tapunun iptal edilip müvekkili adına tescil kararı verildiğini, bu kararın 17.12.2012 tarihinde karar düzeltme talebi reddedilerek kesinleştiğini, gabin iradeyi sakatlayan fiilerden olması nedeniyle manevi hakları ihlâl ettiği gibi maddi zararlardan sorumluluğu da gerektirdiğini, müvekkilinin Hisarönü gibi turistik bir yerdeki taşınmazını her yaz kiraya vermesini engellemiş olup, 2006 yazı ve 2012 yazı dahil olmak üzere 7 yaz sezonu müvekkilinin taşınmazını kullanamamasına, kiraya verememesine ve gelir kaybetmesine neden olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin gabin davası nedeniyle ödenen masraflarla taşınmazın değerinin iki katı masraf yaptığını, taşınmazın, boş arsa niteliğinde olup üzerinde harabe şeklinde kaçak yapı olduğunu, taşınmazın bu niteliğinden dolayı davalının da mülkiyetinde olduğu süreçte kullanamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2015 tarih ve 2013/226 Esas, 2015/330 Karar sayılı kararı ile; ecrimisil yönünden davanın kabulü ile,
13.09.2005 – 31.12.2005 tarihleri arası için 2.600,00 TL,
01.01.2006 – 31.12.2006 tarihleri arası için 9.600,00 TL,
01.01.2007 – 31.12.2007 tarihleri arası için 10.618,00 TL,
01.01.2008 – 31.12.2008 tarihleri arası için 11.378,00 TL,
01.01.2009 – 31.12.2009 tarihleri arası için 12.411,00 TL,
01.01.2010 – 31.12.2010 tarihleri arası için 13.184,00 TL,
01.01.2011 – 31.12.2011 tarihleri arası için 14.190,00 TL,
01.01.2012 – 17.12.2012 tarihleri arası için 15.127,00 TL, ecrimisilin tahakkuk tarihinden (ait oldukları yılın son gününden) itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.12.2019 tarih ve 2018/3924 Esas, 2019/11661 Karar sayılı ilâmı ile;
“…1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vasisinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2….Dosya kapsamı ve toplanan delillerden, davalı tarafın cevap dilekçesinde tanık deliline dayandığı, öninceleme duruşmasında tanık isim ve adreslerini bildirmesi için verilen sürenin gereklerini yerine getirdiği ancak davalı tarafça bildirilen tanık dinlenmeden karar verildiği sabittir. O halde Mahkemece, davalı tanığı dinlenerek, toplanmış ve toplanacak deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ve ecrimisil bedelinin ise az yukarıda belirtilen ilke ve usuller çerçevesinde talep dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; dava dilekçesindeki talep aşılarak, 13.09.2005-17.12.2012 tarihleri arası için ecrimisile hükmedilmesi isabetli değildir…” gerekçesi doğrultusunda bozulmasına karar vermiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına ve bozma ilâmı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ecrimisil bedelinin emsal kira sözleşmelerine göre hesaplandığı, bozma sonrası davalı vekili tarafından zaman aşımı definde bulunulduğundan ve 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yöndeki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tâbi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlayacağından, davacının ıslah tarihi de 16.02.2015 tarihi olduğundan davanın ecrimisil yönünden kısmen kabulüne, manevi tazminat yönünden manevi tazminat taleplerinin kanunda sınırlı olarak sayıldığından ve talebinde kanunda sayılmadığından manevi tazminat yönünden esastan reddine karar vermek gerekmiştir gerekçesiyle, davanın ecrimisil yönünden kısmen kabulü ile 52.101,00 TL ecrimisil bedelinden,
01.01.2006 – 31.12.2006 tarihleri arası için 9.600,00 TL,
01.01.2010 – 31.12.2010 tarihleri arası için 13.184,00 TL,
01.01.2011 – 31.12.2011 tarihleri arası için 14.190,00 TL,
01.01.2012 -17.12.2012 tarihleri arası için 15.127,00 TL, ecrimisilin tahakkuk tarihinden (ait oldukları yılın son gününden ) itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tümden reddi gerektiğini, bozma sonrası aldırılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, arsa olarak hesaplama yapılması gerekirken işletme olarak hesap yapılmasının doğru olmadığını, rapora itirazlarının karşılanmadan hüküm kurulduğunu, bozma sonrası zamanaşımı definin dikkate alınarak hüküm kurulmasına rağmen hükümde, gerekçeye aykırı olarak 01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arası için 9.600,00 TL ecrimisile hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tapu iptal ve tescil kararı tarihine kadar müvekkilin taşınmazı kullanması hukuki nedene dayandığından, kötü niyetten söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil istemine ilişkin olup, uyuşmazlık hüküm ile gerekçe arasında çelişki olup olmadığı noktasında toplanmıştır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294 üncü maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.
Aynı Yasa’nın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297 nci maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
“Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.

3. Değerlendirme
Somut olayda; mahkemece, ecrimisil yönünden kısmen kabul kararı verilmiş olup, hükmün gerekçesinde, davalı tarafın bozma ilâmı sonrasında zamanaşımı itirazında bulunduğu belirtilerek, ecrimisil davalarının 5 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu kabul edilmiş, buna rağmen gerekçeyle çelişir şekilde hüküm kısmında 5 yıldan fazla olacak şekilde ecrimisile hükmedildiği anlaşılmıştır. Hüküm ile gerekçe arasında oluşturulan bu çelişki nedeniyle, infazda tereddüte neden olabilecek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.