YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5765
KARAR NO : 2023/413
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.11.2018 tarih ve 2018/11198 Esas, 2018/19283 Karar sayılı ilâmı ile eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacıların miras bırakanlarından intikal eden ve davalı ile birlikte paydaşı oldukları 37 parça taşınmazın terekeye temsilci atanmasına kadar, davalı tarafından bir kısmının ekilip biçilmek bir kısmının ise kiraya verilmek suretiyle kullanıldığını ileri sürerek ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, intifadan men şartının yerine getirilmediğini, bir kısım taşınmazları ise kullanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2014 tarih ve 2013/75 Esas, 2014/340 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 2008 yılı ecrimisil bedeli olarak 59.084,00 TL’nin 31.12.2008 tarihinden, 2009 yılı ecrimisil bedeli olarak 33.368,00 TL’nin 31.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine hükmedilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 27.11.2018 tarih ve 2018/11198 Esas, 2018/19283 Karar sayılı ilâmı ile eksik araştırma ve incelemeye dayalı kurulan hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 2008 yılı ecrimisil bedeli olarak her bir davacı için 45.770,96 TL olmak üzere toplam 97.541,90 TL’nin 31.12.2008 tarihinden, 2009 yılı ecrimisil bedeli olarak her bir davacı için 56.943,80 TL olmak üzere toplam 113.887,60 TL’nin 31.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin (her bir davacı için 35.231,56 TL olmak üzere toplam 70.463,12 TL’ye yönelik) talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; annelerine ait taşınmazlardan annelerin ölüm tarihi dikkate alındığında 2008 yılı için gelir elde etme imkanının olmadığını, mahkemece bozma öncesi verilen karara karşı yalnızca davalının temyiz yoluna başvurduğunu, davacı tarafın bir itirazı olmadığını, buna rağmen bozma sonrası kurulan hükümle davalının kazanılmış hakkının ihlal edildiğini, tarafsız olmayan tanık beyanlarının dikkate alınmaması gerektiğini, eksik araştırma yapıldığını ve harç hususunda hatalı karar verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil istemine ilişkin olup, uyuşmazlık bozma sonrasında usuli kazanılmış hak ihlali olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
Kural olarak, mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Diğer taraftan yerel mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu müessese mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir ve davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibarıyla, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi hâlinde Yargıtayın temyiz eden tarafın yararına olarak verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme artık, temyiz eden tarafın önceki bozulan karara oranla daha aleyhine bir hüküm veremez. Buna da “aleyhe hüküm verme yasağı” denir. Aksi hâlde usul hükümleri ile hedef tutulan istikrar zedelenir ve mahkeme kararlarına karşı güven sarsılır.
3. Değerlendirme
Somut olayda, bozma öncesinde mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilen toplam ecrimisil miktarı 92.452,00 TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş olup, bu karara karşı yalnızca davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin eksik inceleme ve araştırma yapıldığına ilişkin bozma ilâmına uyan mahkeme, davalı yanın usuli kazanılmış hakkı olduğu hususunu gözetmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verirken toplam 211.429,50 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine hükmetmiştir. Taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi hâlinde Yargıtayın temyiz eden tarafın yararına olarak verdiği bozma kararına uyan mahkeme artık, temyiz eden tarafın önceki bozulan karara oranla daha aleyhine bir hüküm veremeyeceğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.