YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5769
KARAR NO : 2023/69
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kal ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına yapı inşa etmek ve ağaç dikmek suretiyle davalılar tarafından müdahale edildiğini ileri sürerek yapıların yıkılmasını ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, temliken tescil savunmasında bulunup, yapıların toplulaştırma işlemi sonrasında tecavüzlü hale geldiğini belirtmiş, davalı … ve Huriye dışındaki davalıların ise taşınmazı kullanmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2015 tarih ve 2013/93 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararı ile taşınmazların toplulaştırma işleminden önce yapıldığı gerekçesiyle davalılar Ali ve Huriye bakımından davanın reddine, taşınmazı kullanmadıkları gerekçesiyle diğer davalılar hakkında pasif husumet yokluğundan davanın reddine, TMK’nın 725 inci maddesinde yazılı koşullar gerçekleşmediğinden temliken tescil isteğinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 13.11.2018 tarih ve 2018/12412 Esas, 2018/18564 Karar sayılı ilamıyla, mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmaması ve toplulaştırma işlemi öncesi çekişme konusu yapıların hangi parselde kaldığının araştırılmaması nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2021 tarih ve 2019/144 Esas, 2021/1046 Karar sayılı ilamıyla, elatmanın önlenmesi talebi için davalılar Ali ve Huriye yönünden davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda A, B, C, D harfleriyle gösterilen yerden müdahalelerinin men’ine; ecrimisil talebi için davalılar Ali ve Huriye yönünden davanın kabulü ile toplam 408,02 TL ecrimisil bedelinin tahsiline; diğer davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine; kal talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine; davalıların temliken tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, toplulaştırma işlemi sırasında zemindeki kullanım dikkate alınmadığını, yöredeki herkesin sınırının kaydığını, davalı … Yıldız’ın yapıyı yaparken iyi niyetli olduğunu, bu nedenle temliken tescil olmazsa irtifak hakkı verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının tapuda 2/5 payı olmasına rağmen hesaplamada buna riayet edilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza elatma nedeniyle açılan kal ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesine göre; “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.”
2. Aynı Kanun’un “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesine göre ise; “Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur. Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.”
3. Değerlendirme
1. Somut olayda, bozma sonrası alınan 20.11.2020 tarihli fen bilirkişi raporu ile 127 ada 1 numaralı parselin öncesinin 16 numaralı parsel olduğu, A ve C harfi ile gösterilen yapıların toplulaştırma sonrası yapılıp dava konusu taşınmaz içerisinde kaldığı, B harfiyle gösterilen yapının ise toplulaştırma öncesinde de dava konusu taşınmaz içerisinde kalmakla haksız olarak elatma durumunun mevcut olduğu, davalıların iyi niyetli olmadığından temliken tescil şartlarının da oluşmadığı anlaşıldığından davacının payı doğrultusunda ecrimisile hükmedilmesi doğrudur.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.