YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5808
KARAR NO : 2022/8064
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.07.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.05.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; kadastro sonucu Kahramanmaraş Merkez ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 429 parsel sayılı 106,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Çiftçi adına tespit edilerek 17.09.1961 tarihinde tescil edildiğini, bilahare intikal, satın alma ve hisse birleştirme ile davacı adına kaydeıı tescil edildiğini, aynı çalışma alanında bulunan 1063 ada 2 parsel sayılı 1410,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın bir kısmının 1961 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tescil harici bırakıldığını, 26.12.2008 tarihinde etrafındaki parsellerle birlikte 1553 parsel numarasıyla 480,284 metrekare yüzülçümü ile ihdasen Hazine adına tescil edildiğini, 29.01.2009 tarihinde 1553 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulması sonucunda 1063 ada 2 parsel numarasıyla ve 429 parsel sayılı taşınmazla birleştirilerek 133387/141025 pay ile davalı …, 7638/141025 pay ile davacı adına tescil edildiğini belirterek; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hâzinenin payına yönelik tapu iptali ve adına tescil talebinde bulunmuştur.
Mahkemece ilk hükümde davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 11.06.2021 tarih ve 2021/2966 Esas, 2021/5288 Karar sayılı ilamıyla; “…mahkemece belirtildiği şekilde araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile 1063 ada 2 parselde Hazine payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden dava konusu edilen taşınmaz bölümlerinin, Dulkadiroğlu ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1961 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tepelik ve taşlık olarak tespit harici bırakılan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen yerlerden olduğu, taşınmazın 26.12.2008 tarihinde 1553 parsel numarası ile ihdasen Maliye Hâzinesi adına tescil edildiği, 29.01.2009 tarihinde 1553 parselin imar uygulamasına tabi tutulması sonucu dava konusu 1063 ada 2 parsel numarası ile arsa vasfında Hazine adına tescil edildiği, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığı ve Hazine adına ihdasen tescil tarihine kadar 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği anlaşılmakla; mahkemece tapu iptali ve tescile karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki; hükme esas alman fen bilirkişisi raporunda davacı tarafından kullanıldığı belirtilen A harfi ile gösterilen kısmın 1301,71 m2 olduğu belirtildiği halde mahkemece, davalı Hazineye ait 1333,87 m2’nin tamamının iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece davacının kullandığı alanın Hazineye ait paya oranı tespit ettirilerek, Hâzineye ait paydan davacıya ait olması gereken payın iptali ile davacı adına tesciline, kalan payın Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı vekili 15.07.2015 tarihli dava dilekçesiyle; Kahramanmaraş, … Mahallesi, 1063 ada 2 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin paydaş olduğunu, diğer paydaşın ise Hazine olduğunu belirterek, 1410,25 m² miktarlı taşınmazın tamamının müvekkilinin zilyetliği altında bulunması nedeniyle Hazine adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın kadastro tespiti sırasında Hazine adına tespit gördüğünü, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 16.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda; Hazine ve davacının paydaş bulunduğu dava konusu 1063 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, 17.09.1961 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmalarına göre, davacı payının dayanağını 429 parselin, davalı … payını oluşturan taşınmazın tespit harici bırakılan ve 29.01.2009 tarihinde imar işlemiyle 1553 parsel numarası alan taşınmaz olduğu belirlenmiş; Hazine ve davacının paydaş bulunduğu 1063 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki davacının zilyetlik durumu … fotoğraflarıyla değerlendirilmiştir. Davacı, evinin bulunduğu yer dışındaki alanları ne şekilde imar ve ihya ettiğini ifade edemediği gibi bilirkişi raporunda imar ve ihya faaliyetine ilişkin bilgi ve delillere de yer verilmiş değildir. Davacının dava konusu taşınmazda imar ve ihya faaliyetinde bulunulduğu mahkemece belirlenememiş, imar ve ihya olgusu davacı tarafından ispat edilememiştir. Dosya kapsamına göre, davanın ispatlanamadığından reddedilmesi gerekirken, davanın kabulüne ilişkin kararın değişik gerekçeyle bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılamıyoruz.