Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5810 E. 2023/964 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5810
KARAR NO : 2023/964
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl davada tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada iştira sözleşmesinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı … Yatçılık ve Turizm İşl. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı …. vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ile 27.03.2003 tarihli alım (iştira) sözleşmesi yaptıklarını, davaya konu 1919 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 15, 16, 21, 22 ve 56 numaralı dublekslerin toplamda 15.000,00 TL bedel karşılığında satışının kararlaştırıldığını, davalı tarafa 11.02.2013 tarihinde ihtar çekildiğini, davalının devre yanaşmadığını, satış bedelini depo etmeye hazır olduklarını ileri sürerek; dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tescilini talep etmiştir.

2. Birleştirilen dosya davacısı …. Yatçılık ve Turizm İşl. San. Tic. Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı … Yayıncılık ve Reklamcılık A.Ş. arasında 16/10/2003 tarihli devre mülk satış sözleşmesi imzalandığını, bu şirketin daha sonra … Pazarlama A.Ş.’ye devredildiğini, sözleşmenin C-1 maddesinde davacı şirkete ait olan 1910 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan Club … isimli tesislerde yer alan 400 adet devre mülkün nihai kullanıcıya satışı konusunda…’nın yetkilendirildiğini, davalı şirketin bu sözleşme ile 400 adet devre mülkün satışını gerçekleştirme yükümlülüğü altına girdiğini ancak 16/10/2013 tarihli sözleşmenin imzalandığı esnada sözleşme konusu 400 adet devre mülk fiilen hazır olmadığı için davalı şirketin herhangi bir nedenle sorumluluk altına girmesi halinde teminat olarak davacı şirkete ait 5 adet taşınmaz üzerine davalı şirket lehine iştira hakkının konulması hususunda tarafların anlaştığını, bu hususta …. Noterliğinin 27/10/2003 tarih, 09253 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde iştira (satın alım) sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme teminat amaçlı olduğu için herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sözleşme doğrultusunda 1910 ada 1 parselde kayıtlı 15, 16, 21, 22 ve 56 No.lu taşınmazlar üzerine iştira şerhi işlendiğini, iş bu dava tarihi itibariyle sözleşmeye konu olan 400 adet devre mülke ilişkin sözleşmelerin davacı şirkete iade edildiğini ve davalı tarafın satış konusunda herhangi bir yetkisinin kalmadığını, tüm bunlara rağmen davalı şirketin iştira hakkı için dava açmak suretiyle 5 adet taşınmazı toplam 15.000,00 TL gibi çok düşük bir bedelle sözleşmelere aykırı olarak almak istediğini, sözleşme hükümlerine aykırı bu taleplerinin kötü niyetli olduğunu, verilen iştira hakkının teminat olarak verildiğini, ileri sürerek Aydın 1. Noterliğinin 27/10/2003 tarih, 09253 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde iştira (satın alım) sözleşmesinin 08/12/2007 tarihi itibariyle hükümsüz hale geldiğinin tespitine veya feshine ve taşınmazlar için tapu kayıtları üzerine konulan iştira hakkı şerhlerinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Asıl davada davalı … Yatçılık ve Turizm İşl. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davayı açan şirketin dava açmaya ehliyetinin bulunmadığını, alım sözleşmesi alıcısının … Pazarlama A.Ş. olmasına rağmen ihtarnameyi keşide eden … Kart Pazarlama A.Ş. olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Birleştirilen davada davalı …. vekili cevap dilekçesinde; 5, 16, 21, 22 ve 56 No’lu dubleks mesken vasıflı toplam beş adet taşınmazla ilgili olarak …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/113 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve bedelinin depo edildiğini, davacı tarafın davaya cevap ve aşamalarda davanın esasına dair hiçbir itirazda bulunmadığını, davanın 2014/310 Karar sayılı kararı ile müvekkili lehine sonuçlandığını, açılan bu davanın yargılama sürecini uzatmak amacıyla açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Birleştirme kararı öncesi İlk Derece Mahkemesinin 01/07/2014 tarihli ve 2013/113 Esas, 2014/310 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Yatçılık ve Turizm İşl. San. Tic. Ltd. Şti vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

3. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 23.06.2015 tarih ve 2014/13437 Esas, 2015/7002 Karar sayılı ilamı ile “davalı vekilinin 01.07.2014 tarihli oturumda mazeret dilekçesi göndermiş olduğu, mahkemece de mazeret dilekçesi verildiği tutanağa geçirilmiş olmasına rağmen mazerete ilişkin bir karar verilmediği, davalı vekilinin 01.07.2014 tarihli mazeret dilekçesinin kabulüne ya da reddine karar verilmeksizin yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmak suretiyle davalı tarafın savunma hakkının kısıtlandığı” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma İlamı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararı
1. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında, davalı tarafından davacıya karşı satış sözleşmesinin feshi için dava açması üzerine, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/93 Esas ve 2017/125 Karar sayılı dosyası ile açılan dava eldeki dosya ile birleştirilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin 02/10/2019 tarihli ve 2015/499 Esas, 2019/899 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleştirilen dosyada davacı … Yatçılık ve Turizm İşl. San. Tic. Ltd. Şti vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Bozma İlamı
1. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 28.09.2020 gün ve 2020/21 Esas, 2020/5522 Karar sayılı ilamı ile; “27.10.2003 tarihli düzenleme şeklindeki alım sözleşmesinde davaya konu 5 adet dubleks dairenin alım bedeli olarak 15.000,00 TL’nin kararlaştırıldığı, bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında mahkemece verilen 02.10.2019 tarihli kararın 4. bendinde alım bedeli olarak depo edilen bedelin 15.000,00 TL olduğu, dolayısıyla hükmün 15.000,00 TL bedel üzerinden kurulduğu halde mahkemece, harcın 15.000,00 TL üzerinden alınmamış olmasının doğru görülmediği” gerekçeleri ile bozulmasına,

2. Birleştirilen dosyada davacı … Yatçılık ve Turizm İşl. San. Tic. Ltd. Şti vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

C. Karar Düzeltme
1. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin (IV.B.1) numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen dosyada davacı … Yatçılık Ltd. Şti vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesi 04.03.2021 tarih, 2021/659 Esas, 2021/1511 Karar sayılı ilamı ile birleştirilen dosyada davacı vekilinin Dairenin bozma ilamına yönelen karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairenin 28.09.2020 gün ve 2020/21 Esas, 2020/5522 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, temyiz olunan mahkeme kararının değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. (IV.B.1) numaralı bendinde belirtilen bozma ilamının “Birleştirilen dosya davacısı … Yatçılık ve Turizm İşl. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin birleştirilen dosyaya sunulan dava dilekçesindeki deliller kısmında: davasını tapu kayıtları, 16/10/2003 tarihli devre mülk satış sözleşmesi, 08.12.2007 tarihli protokol, iştira sözleşmesi, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları, yemin ve tüm yasal delillere dayandırdığı, dilekçe ekinde de dayandığı protokol ve devremülk sözleşmesi örneklerini sunduğu görülmüştür. Birleştirilen dosya davacısının sunduğu, karşı tarafça inkar edilmeyen bu sözleşme örneklerinin gerektiğinde taraf isticvap edilerek değerlendirilmeden ve delilleri tartışılmadan delillerin sunulmasına yönelik süre verilmesi ve akabinde dava ispat edilemediğinden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. Kabule göre de; davaya konu 5 adet dubleks dairenin alım bedeli olarak 15.000,00 TL’nin kararlaştırıldığı, dolayısıyla hükmün 15.000,00 TL bedel üzerinden kurulduğu açık olmasına göre mahkemece, harcın 15.000,00 TL üzerinden alınmamış olması da doğru değildir.” gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli 2021/145 Esas, 2022/173 Karar sayılı kararıyla, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden; “taraflar arasında iştira sözleşmesi yapıldığı, davalının sözleşmede belirtilen süre ve bedelle davacıya taşınmazları satın alma hakkı verdiği, davacı şirketin süresi içinde alım hakkını kullanmak istemesine karşın davalının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmediği, noterden çekilen ihtarname ile bu hakkını kullanmak istediği, netice alınamayınca eldeki davanın açıldığı, sözleşmede belirtilen bedelin depo edildiği, davacı adına tescil şartları gerçekleştiği” gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.

3. Birleştirilen dava yönünden; “dava konusu iştira sözleşmesinin taraflar arasındaki hizmet ilişkisinde teminat olarak verildiği iddia edilmekte ise de isticvap edilen asıl davacı şirketin yetkilisinin beyanı ile taşınmazların teminat için verilmediği hususunun birleştirilen dosya davacısı tarafından ispatlanamadığı” gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (IV.D.1) numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı … Yatçılık ve Turizm İşl. San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozma ilamına tam olarak uyulduğundan söz edilmeyeceğini, bildirdikleri tanık ve yemin delillerinin mahkemece reddedildiğini, davada iştira hakkının teminat amaçlı verildiğine ilişkin beyan ve delillerinin dikkate alınmadığını, sözleşme konusu tesislerde yer alan 400 adet devre mülkün nihai kullanıcıya satışı konusunda Türpa Şirketinin yetkilendiriliğini, sözleşmenin imzalandığı esnada, sözleşme konusu 400 adet devremülk fiilen hazır olmadığı için, müvekkile 5 adet taşınmaz üzerine teminat amacıyla davalı şirket lehine iştira hakkının konulduğunu, yapılanın inançlı işlem olduğunu, teminata konu edilen devre mülklerin müvekkil tarafından iade alındığından teminatın da bir fonksiyonu kalmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, alım (iştira) hakkına dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava ise, taraflar arasında imzalanan 27/10/2003 tarihli alım (iştira) sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 736 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkemece, Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı … Yatçılık ve Turizm İşl. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, iştira sözleşmesinin iptaline ilişkin davalar sonucu, ilk derece mahkemesince asıl davanın kabulü-birleştirilen davanın reddine ilişkin kararın süresinde davalı vekilince temyizi üzerine, Dairemiz sayın çoğunluğu kararın onanması yönünde görüş bildirmiş olmakla, aşağıdaki şekilde karşı oyumuz açıklanmıştır.

1. Yukarıda gerekli özetlemeler yapılmış olmakla, tekrara girilmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin önceki kararının, karar düzeltme incelemesi sırasında yeni gerekçelerle Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2021/659 Esas, 2021/1511 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu açıktır.

3. İlk Derece Mahkemesi dosyayı 2021/145 Esasına kaydetmiş ve 3 duruşma yaparak mevcut sonuca ulaşmıştır.

4. İlk Derece Mahkemesi Yargıtay bozma ilamının okunduğunu belirtmekle beraber, açıkça bozmaya uyulduğu yönünde bir karar tesis etmemiştir.

5. Mahkemenin, Yargıtay ilamı hakkında karar vermeksizin, kendiliğinden araştırmaya girişmesi, davacı asile isticvap davetiyesi çıkartması, eksik harcın ikmali (22.12.2021 tarihli duruşmanın ara kararları) gibi kararlar alması ile bir nevi bozmaya eylemli uyma durumu oluşturmuştur.

Bu fiili durum esasen hukuka aykırılık teşkil etmekte olup, HMK’nın 373 üncü maddesi gereğince mahkemenin, öncelikle tarafları dinledikten sonra bozma ile ilgili bir karar vermesi gerekirken bu görevini ihmal ettiği açık olmakla, öncelikle kararın bu gerekçe gereğince bozulması gerektiği açıktır.

6. Bozmaya eylemli uyma şeklinde bir değerlendirme yapılması düşünüldüğünde ise; esasen bu hususunda eksik olduğu belirgindir.

Açık bir uyma söz konusu olmadığı için, hangi taraf lehine “usuli kazanılmış hak” doğduğu hususu da belirgin olmayıp, şüpheli bir durum ortaya çıkmamıştır.

7. Bozma ilamında davacı … Ltd. Şti. vekilinin sunduğu deliller açıklanmış ve hatta yemin delilininde bulunduğu açıkça belirtilmiş; devamında bu sunulan ve ileri sürülen delillerin tartışılmasının istendiği halde, bunun gereğinin yerine getirilmediği açıktır.

Mahkeme, araştırma konularından sadece “isticvap” üzerinde durarak kısmi inceleme yapmış ise de, delillerin tartışılmasını yapmadığı gibi, diğer delillerin toplanması yoluna da gitmemiştir.

8. Mahkemece, isticvap işleminin yapıldığı 08.06.2022 tarihli celsede, işlem sonrası davalının diğer delillerinin toplanması-değerlendirimesi yoluna gitmeden tahkikatın bittiğini belirterek, sözlü yargılama için süre vermesi de usulsüzdür.

Son celsede, davalı vekilinin mazereti kabul edildiği halde, yeniden sözlü yargılama için açıklama yapıldığı ve doğrudan hüküm aşamasına geçildiği açıklanmış, böylece önceki ara kararının yok farzedildiği açıktır.

9. Neticeten ilk derece mahkeme kararının, öncelikle usulünce bozma hakkında geçerli bir karar vermemesi, sonrasında eylemli uyma ihtimalinde ise davalı Şirket vekilinin bütün delillerinin toplanmaması-değerlendirilmemesi, yani eksik tahkikattan dolayı kararın bozulması gerektiği kanaatindeyim.

10. Ayrıca mahkeme kararı usuli kazanılmış hak, hukuki dinlenilme hakkı ve neticeten adil yargılanma ilkelerine aykırılık teşkil etmekle bozulması gerektiği açık iken, kararın onanmasına dair sayın çoğunluk kararına muhalifim.