YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5814
KARAR NO : 2023/117
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, … yönünden ecrimisil tabelinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı kayyım vekili; 7 kapı No.lu kargir oda vasıflı taşınmaz malın hisse malikler… Defterdarının kayyım olarak atandığını, taşınmazın idaresi için yapılan tahkikatta söz konusu odanın giriş kapısının önüne davalının bina yapmak suretiyle giriş imkanı bırakmadığının tespit edildiğini, taşınmazın önünü kapatan binanın davalı tarafından kullanıldığını belirterek işgalin başlangıç tarihi olan 01.01.2005 tarihinden 31.07.2010 tarihine kadar toplam 25.995,00 TL ecrimisil alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Asli müdahil … vekili; dava konusu taşınmazın 47/48 hissesinin vakıf adına tescili için dava açıldığını, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı yanında asli müdahil olarak davaya müdahale talebinde bulunduklarını, davanın devamı halinde tahakkuk edecek olan ecrimisil, faiz, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti açısından kayyım hesabına tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 25.995,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, dava konusu yerin oğlu tarafından kullanılıyor olması nedeniyle husumet itirazında bulunduklarını, talep edilen alacağın kısmen zamanaşımına uğradığını, taşınmazın zamanında vakıflara ait odaya bitişik olduğunu ve bu odanın kiralandığı için o odayla birlikte dava konusu yerin kullanıldığını ve kira ücretinin vakıflar idaresine ödendiğini ancak 2000 senesinde vakıflarla kira akdinin son bulduğunu ve her iki odanın vakıflar idaresine teslim edildiğini, vakıflar idaresi tarafından başka birine kiraya verildiğini, ecrimisil talep edilemeyeceğini, istenilen bedelin çok fahiş olduğunu, açılan davanın önce usul sonra esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, “davacı kayyımın elatmanın önlenmesine yönelik davasının husumet nedeniyle reddine, müdahil davacının davasının kısmen kabulü ile toplam 21.591,15 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 28.11.2019 tarihli ve 2018/4287 Esas, 2019/10693 Karar sayılı ilamı ile,
“1. Asli müdahil davacı … vekilinin tüm, davacı kayyım ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı kayyım vekilinin elatmanın önlenmesine ilişkin temyiz itirazları yönünden, dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 2718 ada 101 parsel sayılı taşınmazın kayden …., … arasında paylı mülkiyet üzere kayıtlı iken …Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından kayyıma karşı …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/82 Esas ve 2014/121 Karar sayılı dosyası ile 30.03.2009 tarihinde açılan tapu iptal ve tescil davasında 20.03.2014 tarihinde davanın kabulü ile adı geçen kişilerin gaip olması nedeniyle tapudaki hisselerinin iptaline ve … Vakfı adına tesciline karar verildiği, kararın 08.09.2014 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden güncel tapu kayıtları temin edilerek dava konusu taşınmazın vakıf adına tescil edildiğinin anlaşılması halinde; HMK’nın 125/2 nci maddesi gereğince davacı yerine müdahil davacı … geçeceğinden elatma davası yönünden davacı … lehine hüküm kurulması gerektiği,
3. Davalının dava konusu taşınmazı haksız işgalinin sabit olduğu, bir kısım paydaş adına, 22.03.1991 tarihli mahkeme kararı ile kayyım atandığı, taşınmazın eldeki dava tarihinden önce kayyımın yasal temsilcisi olduğu paydaşlar adına paylı mülkiyetle tapuda kayıtlı olduğu, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporu uyarınca paydaşların payları gözetilmek suretiyle ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesinin doğru olmadığı,
4. Vakıflar Genel Müdürlüğünün malik olduğu tarihten itibaren ecrimisil talep edebileceği ancak yargılama yapılarak hüküm altına alınabilecek talebin, dava tarihinde gerçekleşen hakları kapsaması nedeniyle … yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece mahkemesi, “bir kısım paydaşlar yönünden kayyımlık kararı devam ettiğinden Kayyım atanan ve … adına tescil edilen hisseler yönünden elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, 14.09.2005 ve 31.07.2010 arası dönem için ecrimisil isteminin kısmen kabulü ile dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile toplam 20.913,99 TL’nin davalıdan alınarak davacı kayyıma verilmesine, … yönünden ecrimisil talebinin reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili, Vakıflar Genel Müdürlüğünün bu taşınmazı kiraya verdiğini, kiracı tarafından taşınmazın kullanıldığını, ihtilaflı yerin gayrimenkul yararına merdiven girişi düzenlemesi niteliğinde olması nedeniyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açılamayacağını, ayrıca el atmanın önlenmesi ile ecrimisilin birlikte talep edilemeyeceğini, bozma ilamına göre kayyım yönünden davanın husumetten reddi, … yönünden zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini dile getirmiştir.
2. Davacı … vekili, kayyımın görevi taşınmazın gerçek hak sahibi çıkana kadar olduğundan ve taşınmaz Harameyn Abdülselam Efendi Vakfı adına tescil edildiğinden kayyım tarafından yönetilen dönemlerde de asıl hak sahibi vakıf olduğundan vakıf lehine ecrimisile hükmedilmesini, vekalet, masraf ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkralarının da bu doğrultuda düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Türk Medeni Kanununun 683 üncü maddesinde, “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmüne yer verilmiştir.
2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nın 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı)
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; her iki tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler yeniden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle uyulan bozma kararı gereğince tesis edilmiş İlk Derece Mahkemesi kararında hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmamasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmamasına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Fazla alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Onama harcı davalıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.