YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5835
KARAR NO : 2023/364
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davalıların murisleri Mustafa Mazhar Özsoy adına kayıtlı olan dava konusu 9 ada 3, 5, 6, 8, 9; 10 ada 1 ila 36; 11 ada 2; 311 ada 1, 5, 6, 7, 8; 312 ada 1 ila 6 parsel sayılı taşınmazlardaki muris ve murisi evvellerinden gelen hisselerini, Yalova 4. Noterliği’nin 19.08.2004 tarih, 05588 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile müvekkillerinin murisi Mehmet Ali Bostancıoğlu’na satmayı vadettiklerini, satış bedelinin ödendiğini, taşınmazların zilyetliklerinin devredildiğini, ancak davalıların intikal işlemlerini ve tapu devirlerini yapmadıklarını belirterek, dava konusu taşınmazlarda davalılara intikal etmiş veya edecek hisselerin davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; satış bedelinin ödenmediğini, sözleşmenin unsurlarını taşımaması nedeniyle geçersiz olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2015/106 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararıyla; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14 Hukuk Dairesi 08.09.2020 tarih ve 2016/15492 Esas, 2020/4684 Karar sayılı ilamında; 19.08.2004 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince davaya konu taşınmazın zilyetliğinin sözleşme tarihinde davacılar murisine devredildiği, davacıların dava tarihine kadar zilyetliklerini çekişmesiz olarak sürdürdükleri, zilyetlik devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı süresi geçtiğinden söz edilerek reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dava konusu taşınmazdaki davalıların tüm hisselerinin dava dışı kişilere devredildiği, böylece davalılar üzerine kayıtlı hisse olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle
1.Davalıların taşınmazları yargılama sırasında muvazaalı olarak üçüncü kişilere devrettiklerini,
2.Taşınmazın devredildiği üçüncü kişilerin davaya dahil edilmesi taleplerinin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle
Lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) “Dava Konusunun Devri” başlıklı 125 inci madesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir;
“Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.”
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamından ve beyanlardan anlaşıldığı üzere, dava konusu taşınmazlardan bir kısmı yargılama sırasında dava dışı kişilere devredilmiştir. Mahkemece 6100 sayılı Kanunun 125 ve devamı maddeleri gereğince seçimlik hakkının hatırlatılması, davaya yeni malike karşı iptal ve tescil davası olarak devam edildiği takdirde, taşınmazı devralan yeni malike davalı sıfatıyla tebligat yapılıp delil gösterdiği takdirde delillerinin toplanıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, gerçekleşecek sonuca göre, işin esası hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken; yasal olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeple kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.1.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.