Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5893 E. 2023/5873 K. 30.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 20:51


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5893
KARAR NO : 2023/5873
KARAR TARİHİ : 30.11.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1629 E., 2022/1826 K.

KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/663 E., 2022/55 K.

Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 618 ada 2 nolu parselde kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesinin maliki bulunduğunu, müvekkilinin taşınmaz üzerine 1 bodrum ve 1 normal kat olmak üzere bina inşa ettiğini, malik davalı ... tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/1031 Esas sayılı dosya ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, bu nedenle binanın müvekkili tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde: anılan yapının sadece davacı tarafından yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının 2011 yılına kadar düzenli bir gelirinin olmadığını, tarafların murisi olan babasının yardımı ile geçindiğini, murisin kendi imkanları ile binanın yapıldığını, tarafların ... atma, duvar örme gibi aşamalarda çalıştığını, pencere ve kapı giderlerinin müvekkilince karşılandığını, açılan davanın reddi ile yapının taraflarca birlikte yapıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve davacı ile davalının kardeşi olan tanık anlatımları, ayrıca dosya içerisine sunulan inşaata ilişkin adi yazılı belgeler, 1986 tarihli su abone tahsisinin davacı adına olması, davalı kardeşin inşaatın yapıldığı tarihlerde öğrenci oluşu, tarafların babasının pancar fabrikasından emekli olduktan sonra dava konusu muhdesatın bulunduğu arsayı satın alması, davacının ise babasının rızası ile bu arsa üzerinde ev yapmış olması gibi tüm olguların dava konusu muhdesatın davacı tarafından, davacıya ait olmak üzere, davacı adına ve hesabına yaptırıldığının duraksamasız belirlenmesi karşısında davanın kabulüne; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 618 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 04.10.2021 tarihli ... bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen ... davacı 17543761510 T.C. Kimlik numaralı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; İlk Derece Mahkemesine delil olarak sunulan adi yazılı belgeler, cari ekstreler ve su abonelik tahsisi belgesinin mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, belgelere göre bir değerlendirme yapılacak olursa ne merdiven boşluklarının tam olarak ucretinin ne kadar olduğu, ne ilgili kısımın ne zaman yapıldığı, ne de ilgili kısımın kim tarafından yapıldığının belli olmadığını, dosyaya sunulmuş olan adi yazılı belgelerin hukuka uygun sayılsa dahi gayrimenkulün sonraki dönemlerde bakım, onarım veya geliştirilmesi ile ilgili olduğunu, belediyece ilgili gayrimenkule yönelik kesilen cezanın makbuzunun davacı yana değil merhum babalarına ait olduğunu, kesilen ceza makbuzunda herhangi bir imza ve kimlik numarasının da bulunmadığını, davacı yanın davaya konu taşınmazın yapıldığı dönemlerde işbu gayrimenkulü yapacak gelirinin bulunmadığının kesin olduğunu, mahalli bilirkişilerin yasaya ve hakkaniyete uygun bir biçimde belirlenmediğini, bilirkişilerin beyanlarının da çelişkili olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK. mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki ... ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve ... şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. (HMK mad.114/1-h, 115).

3. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.