Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5977 E. 2023/6052 K. 07.12.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 17:30


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5977
KARAR NO : 2023/6052
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/816 E., 2022/734 K.


Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 50 yılı aşkın bir süreden beri malik sıfatıyla müvekkilinin atası ve sonrasında da kendisi tarafından ekilip biçildiğini, ... ve ... isimleriyle 3/12'şer hisseleri görünen şahısların, aslında hiç yaşamamış olup, kim olduklarının da belli olmadığını, tapu kütüğünden malikin kim olduğunun anlaşılamaması şartı ve diğer kanuni şartların gerçekleşmiş olduğunu ileri sürerek taşınmazın davacı müvekkili adına kayıt ve tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Dahili davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinden; dava konusu parselin kadastro tutanağı ve kadastro komisyon tutanağının incelenmesi sonucu kayıt malikinin bilinen kişi olduğu, tapuda ismi geçen ... ve ... adlı kişilerin bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı Hazine vekilinin dilekçesinde; ... ve Hava'nın bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmeyeceği hususu gözetilerek davanın reddine karar verilmesini, taşınmazdaki ... ve Hava'nın 3/12'er hissesine isabet eden kısmın davalı Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında ... ve ... adlı kimselerin yasada yer alan bilinmeyen kişi olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme yaptığı ve delillerin değerlendirmesinde hataya düştüğünü,... ve ... isimli kişilerin tapu kütüğünde soy isimler olmadığı gibi, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile de sabit olduğu üzere bu taşınmaz kaydı üzerinde evvelden de bu isimde herhangi bir maliğin söz konusu olmadığını, tapulama belgelerinden de 1964 yılında dahi bir takım işlemler gören tapuda ... ve ... isimli kişilerin kim olduğunun bilinmediğinin belirtildiğini, bu kişilerin, o tarihte de tanınmadıklarını, tapulama tutanağında görüleceği üzere taşınmazın evvel hali 36.300 m² olduğunu, parsel numarası değiştikten sonra 118 ada 25 parsel olarak kaydolduğunu ve bu haliyle de taşınmazın 20.901 m² olduğunu, bu taşınmazın daha önce de işlem gördüğünü, taşınmaz kaydı üzerinde evvelden de bu isimde herhangi bir malik söz konusu olmadığını bu hususlar net olarak ortaya çıkarılmadan verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmesinde esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava, 4721 sayılı Kanun’un 713 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında açıklanan kayıt malikinin tapu kütüğünde kim olduğunun anlaşılamaması sebebine dayalı olarak 713 üncü maddenin 1 inci fıkrası gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Böyle bir davanın dinlenebilmesi için tapu kütüğünde malikin kim olduğunun anlaşılamaması gerekir. Kadastro tutanakları da tapu kütüğü kapsamında tapunun eki belgelerindendir. Dava konusu parsele ait kadastro tutanağı incelendiğinde; yapılan tespit sırasında, dava konusu taşınmaza tapu kayıtlarının uygulandığı ve buna göre maliklerinin belirlendiği anlaşılmaktadır. Malikin tapu kütüğünden kim olduğunun anlaşılamaması hâli; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli bilginin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olmasıdır (HGK.nun 10.04.1991 tarih, 1991/8-51 E., 194 K. sayılı ilamı). Kütükteki bilgi ve belgelerden gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunun anlayamayacağı hâllerde ve malik sütununun boş bırakılması, malik adının müphem ve yetersiz gösterilmesi, malik adının silinmiş ve yenisinin yazılmamış olması gibi hâllerde malikin tapu kütüğünden anlaşılamadığı sonucuna varılabilir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.