YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6016
KARAR NO : 2023/45
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 42 ada 40 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın mümkünse aynen taksim değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılarda öncelikle aynen taksim mümkün değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2021 tarihli ve 2016/433 Esas, 2021/300 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile dava konusu 164 ada 5 parsel (eski 42 ada 40 parsel) sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2014 tarihli ve 2013/328 Esas, 2014/400 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 23.02.2016 tarih ve 2014/17454 Esas, 2016/2057 Karar sayılı ilamında; paydaşlardan … muhdesatların aidiyetinin tespiti için Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/36 Esas sayılı dosyasında dava açtığını belirtmesine rağmen bu dosyanın neticesinin beklenmesi ve sonucuna göre oran kurulmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirdi gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kabulüne ve taşınmazdaki ortaklığın, satılmak suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı muris … mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; eldeki davada bilirkişi tarafından hazırlanan raporda muhdesatların değerlerinin düşük ve eksik tespit edildiğini, aynen taksimin mümkün olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı … Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; Hazinenin harçtan muaf olduğunu, hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasını istemiştir.
3. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uyulmasına rağmen gereklerinin yerine getirilmediğini, müvekkili tarafından Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2014/36 Esas sayılı muhdesat aidiyetinin tespiti davası mahkemece dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satılmak suretiyle ortalığın giderilmesine karar verilen taşınmazın üzerindeki muhdesatlardan kaynaklanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%…) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
2. Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
3. Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 165 inci maddeleri uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
2. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu taşınmazın paydaşlarından … ve … tarafından muhdesat aidiyetinin tespiti davaları açılmış bu davaların kabulüne karar verilmiş söz konusu kararlar kesinleşmiştir.
3. Muhdesat aidiyetinin tespiti davaları eldeki dava dosyasına sunulmuş olmasına rağmen mahkemece bu davalar dikkate alınmamıştır.
4. O halde mahkemece paydaşlar tarafından dosyaya ibraz edilen muhdesat aidiyetinin tespiti davaları çerçevesinde yukarıda anlatılan ilkelere göre muhdesat oranlaması kurulmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; paydaşlar arasında Hazine bulunduğundan 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazinenin harçtan muaf tutulmaması da doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan bir kısım davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. 2, 3, 4 No.lu paragraflarda açıklanan nedenlerle, bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.