Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6059 E. 2022/7187 K. 24.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6059
KARAR NO : 2022/7187
KARAR TARİHİ : 24.11.2022

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.05.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit … talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.03.2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 747 nci maddesi gereğince geçit … kurulması isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin 3310 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu ve taşınmazının ana yola bağlantısının bulunmadığını belirterek davalılara ait 3307, 3308, 3309, 3324, 3325, 4109 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit … tesisini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar ve bir kısım davalılar vekili davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı vekili tarafından, lehine geçit irtifakı kurulması talep edilen taşınmazda davacı ile birlikte müşterek malik olan … …’nın mirasçılarının davaya muvafakatları olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 13.11.2014 gün ve 2014/7784 Esas, 2014/12786 Karar sayılı ilamıyla; “TMK’nın 702. maddesinin son fıkrasında ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, davacının tek başına geçit … davasını açabileceği” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile “3310 parsel sayılı taşınmaz lehine, 3324 ve 3325 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine fen bilirkişisinin 12.02.2018 tarihli raporun ekinde mor renk ile gösterilen şekilde geçit … tesisine” karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
4721 sayılı TMK’nın 747/2’nci maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumlarına göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit … taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak … olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Geçit davalarında uygulanan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince yüzölçümü küçük olan taşınmazlar yerine öncelikle yüzölçümü daha büyük olan taşınmazlardan geçit kurulması tercih edilmelidir. Ayrıca ekonomik kullanım bütünlüğünün bozulmaması için aleyhine geçit kurulan parseller bölünmeksizin geçit tesisine karar verilmesi gerekir. Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Geçit … kurulmasına ilişkin davalarda, geçit bedelinin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet … kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Somut olaya gelince; mahkemece 26.01.2018 tarihinde yapılan keşif sonrası alınan 12.02.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, davaya konu 3310 parsel sayılı taşınmazın yola cephesi bulunmaması sebebiyle lehine geçit … tesisi için 4 ayrı alternatif geçit güzergahı belirlenmiş olup en uygununun 2. alternatif olduğu belirtilerek, mor renkli B ve C harfleri ile gösterilen güzergahta 324 ve 325 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit tesisine karar verilmiştir.
Dosyada bulunan tapu kayıtları incelendiğinde; 3325 parsel sayılı taşınmazın 416,00 m2, 3324 parsel sayılı taşınmazın 958,00 m2, 3308 parsel sayılı taşınmazın 600,00 m2, 3309 parsel sayılı taşınmazın 820,00 m2, 3307 parsel sayılı taşınmazın 3.122,00 m2 yüzölçümüne sahip olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca; mahkemece, bilirkişi raporunda 3. alternatif olarak D harfi ile gösterilen güzergahtan yüz ölçümü en büyük olan 3307 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit … tesisine karar verilmesi gerekirken yüzölçümü çok daha küçük olan parseller üzerinden geçit tesis edilmesi doğru görülmediği gibi, yukarıda açıklanan ilke gereğince bilirkişiden ek rapor alınarak geçit bedelinin hüküm tarihine yakın olacak şekilde belirlenmesi ve bu bedel depo ettirilerek hüküm kurulması gerekirken bu yön de göz ardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekili ve davalı … vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 24.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.