YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/609
KARAR NO : 2023/2309
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak istinaf taleplerini hem el atmanın önlenmesi, hem ecrimisil yönünden inceleyerek esastan reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili ve diğer davalılar tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı … yönünden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 182 ve 209 parsel sayılı taşınmazların tapuda müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalılar tarafından haksız ve yersiz olarak elatılmak suretiyle kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazların satın alma tarihi olan 01.07.2002 tarihinden 15.10.2003 tarihine kadar geçen süre için hesaplanacak ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … ve …; dava konususu 182 parselde hissedar olduklarını, taşınmaza elatmadıklarını, davacı aleyhine önalım davası açtıklarından sonucunun beklenmesini istediklerini dile getirmişlerdir.
2. Davalı … vekili; 182 ve 209 No.lu parsellerin mülkiyetinin nizalı olduğunu, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/740 Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğunu, davacı aleyhine ön alım davası açıldığını, davalının 209 No.lu parselde hissedar olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “dava konusu taşınmazlarda davacının hissedar olduğu, davalıların ise hisselerinin bulunmadığı, tanıkların ve tarafların beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalıların dava açılmadan önce taşınmazları kullandıkları ancak dava açıldıktan bir süre sonra müdahalelerini sonlandırdıkları anlaşıldığından elatmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermesi nedeniyle davacı lehine vekalet ücreti takdirine, 5.000,00 TL ecrimisilin taleple bağlı kalınarak davalılardan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalılar … ve…, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/740 Esas sayılı tapu iptal ve tescil davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, anılan davada aslî müdahil olduklarını, 105 ada 1 parsel (eski 182 parsel) sayılı taşınmazın taraflarınca kullanılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı … vekili, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/740 Esas sayılı tapu iptal ve tescil davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, eski 209 parsel sayılı taşınmaza elatılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini, ecrimisile ilişkin hüküm yönünden vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 13.01.2021 tarihli kararında “davalıların istinaf taleplerinin el atmanın önlenmesi yönünden esastan reddine, ecrimisil yönünden kesinlik sınırı altında kaldığından reddine” karar vermiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli kararının davalılar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, “Dosya arasında bulunan bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazlar üzerinde davacıya ait payın değerinin 193.974,86 TL, ecrimisil bedelinin ise 12.155,76 TL belirlendiğini, dava değeri toplamının 6100 sayılı HMK’nın 341. maddesine göre istinaf kesinlik sınırının üzerinde olduğu, davalıların ecrimisil talebinin kabulüne yönelik istinaf isteminin de Bölge Adliye Mahkemesince esastan incelenmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına” karar vermiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacının çekişme konusu taşınmazların paydaşı olduğu, davalıların taşınmazlarda kayda dayalı bir mülkiyet haklarının bulunmadığı, çap kayıtlarının iptal edilinceye kadar geçerli olduğu ilkesi ve eldeki davanın niteliği gereği taşınmazlar hakkında devam ettiği bildirilen tapu iptal ve tescil istemli davanın sonucunun beklenmesine gerek olmadığı, ecrimisil talep edilen dönemde davalılar yönünden ecrimisil koşullarının oluştuğu, gerekçeli ve denetime elverişli 18/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda ecrimisil tutarının hesaplandığı, davalıların kullanımında olan kısımlar nazara alınarak sorumlulukları belirlenmek ve taleple bağlı kalınmak suretiyle ecrimisilin hüküm altına alınmış olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine” karar vermiştir
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ile davalılar … ve … temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar… ve …, taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi olduklarını, el atmanın önlenmesi talebi yönünden davanın kabulünün doğru olmadığını, davanın reddini istediklerini dile getirmişlerdir.
2. Davalı … vekili, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/740 Esas sayılı tapu iptali ve tescil istemli davaya müdahil olduklarından bekletici mesele yapılmasını, dava konusu taşınmazı asıl kullananın davacı olduğunu, ecrimisil bedelinin sadece 129,00 TL’lik kısmından sorumlu oldukları halde vekalet ücreti yönüden aynı oranlamanın yapılmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
3. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nın 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı)
3. Değerlendirme
1. Davalılar … ve…’ın temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirme;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 02.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 23.11.2021 tarihinde verildiği anlaşıldığından davalılar … ve…’ın temyiz dilekçelerinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı … vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirme;
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar … ve …’in temyiz dilekçelerinin süreden REDDİNE,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
2. Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.