YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6100
KARAR NO : 2023/487
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı…’nın … Köyü 179 ada 20 parsel, 172 ada 7 parsel, 169 ada 38 parsel, 171 ada 21 parsel, 168 ada 8 parsel, 120 ada 7 parsel, 101 ada 1 parsel ve 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalılarla birlikte müşterek maliki olduğunu, taşınmazların fındık mahsullerinin davalılarca toplandığını ve herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalılar arasında bir sözleşme olmadığı gibi davalılar lehine taşınmazlar üzerindeki haklarından da vazgeçmediğini, taşınmazların rızai taksime de konu olmadığını belirterek …Köyü 179 ada 20 parsel, 172 ada 7 parsel, 169 ada 38 parsel, 171 ada 21 parsel, 168 ada 8 parsel, 120 ada 7 parsel, 101 ada 1 parsel ve 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardan son 5 yılda elde edilen fındık geliri ile 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın son 5 yıllık kira gelirlerinin davacı hissesine düşen kısmı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazları kendisinin de kullanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; murislerinden intikal eden tüm taşınmazlarla ilgili olarak 24/04/2007 tarihinde aralarında fiili ve rızai taksim yaptıklarını, bu taksimle davacıya bırakmış oldukları … Köyü, ….Mahallesi’ndeki 13 dönüm fındık bahçesi,… Mahallesi’ndeki tarladan 3.250 m² tarla ve Sultan Selim Mahallesi’ndeki daireden hiçbir hak iddia etmediklerini, davacı tarafından davaya dahil edilmeyen bu taşınmazların bakımının yapılmadığını, kötü niyetli olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların aralarında rızai taksim sözleşmesi yaptıklarını ve bu sözleşmeye göre taşınmazları kullandıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
2015/841 E., 2016/355 K. sayılı ve 19.07.2016 tarihli karar ile;
1. Davanın dava konusu yapılan 179 ada 20 parsel, 169 ada 38 parsel, 171 ada 2 parsel, 168 ada 8 parsel, 101 ada 1 parsel ve 105 ada 40 parsel yönünden reddine,
2. Davanın davalılar …, … ve … yönünden reddine,
3. Davanın dava konusu yapılan 120 ada 7 parsel ve 172 ada 7 parsel yönünden kabulü ile taleple bağlılık gereği 120 ada 7 parsel için 797,12 TL, 172 ada 7 parsel için 93,99 TL olmak üzere toplam 891,11 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 8 .Hukuk Dairesi Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı … vekilleri temyiz etmişlerdir.
2. Bozma kararında;
a. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davacı …, davalılar …’nın kardeş, dava dışı İmat Türk’ün ise anneleri olduğu, muris baba …’ün 28.12.2006 tarihinde öldüğü, yine anne İmat ve kardeşlerden davalı …’ün 26.03.2007 tarihinde TMK’nın 405 inci maddesi uyarınca vesayet altına alındığı, her ikisine de davalı …’in vasi olarak atandığı, baba-eş…’ün tüm mirasçıları olan …’in (….’ı vasi olarak temsilen) muris …’ten kalan ve aynı zamanda dava konusu olan taşınmazlardan kimin neresini kullanacağına ilişkin 25.04.2007 tarihinde yazılı anlaşma yaptıkları, bu anlaşma çerçevesinde her paydaşın kullanacağı yerlerin belirlendiği, …’a 120 ada 7 parselin 15 dönümünün, 172 ada 7 parselin ise tamamının kullanımının bırakıldığı, yine davacı …, davalı …, …’nın ileride anne İmat’tan kalacak haklarını saklı tuttukları, davalı …’ın ise anneden gelecek hakkından feragat ettiği, anne İmat Türk’ün 30.05.2012 tarihinde öldüğü, ondan kalan yerleri ise Rafet’in kullandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; anne İmat’ın öldüğü 30.05.2012 tarihi itibariyle 5 kardeşin kaldığı, taraflar arasındaki 25.04.2007 tarihli yazılı kullanım anlaşmasına göre; davalı …’ın anne İmat’tan gelecek paydan feragat ettiği göz önüne alındığında annenin kullanımına bırakılan 172 ada 7 parsel ve 120 ada 7 parsel üzerinden elde edilen gelirlerin 4 paya bölünüp onun üzerinden ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, 3 paya bölünerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Gerekçeleri ile bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Davanın dava konusu yapılan 179 ada 20 parsel, 169 ada 38 parsel, 171 ada 2 parsel, 168 ada 8 parsel, 101 ada 1 parsel ve 105 ada 40 parsel yönünden reddine,
2. Davanın davalılar …, … ve … yönünden reddine,
Davanın dava konusu yapılan 120 ada 7 parsel ve 172 ada 7 parsel yönünden kabulü ile taleple bağlılık gereği 120 ada 7 parsel için 797,12 TL, 172 ada 7 parsel için 93,99 TL olmak üzere toplam 891,11 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Drece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı … vekilleri temyiz etmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyizinde; taraflar arasında yapılan sözleşmenin tüm mirasçılar olmadığı için geçerli olmadığını ve belirlenen bedelin de çok düşük olduğunu bildirmiştir.
2.Davalı vekili temyizinde;
Ecrimisil bedelinin fahiş belirlendiğini, muris anneleri İmat hissesini kendisinin de kullanmadığını ve vesayeti altındaki davalı … yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilşkindir.
2. İlgili Hukuk
Dava, paydaşlar arası ecrimisil alacağına ilişkindir.
Dava konusu taşınmazda taraflar paydaştır. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine ,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.