Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6143 E. 2023/163 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6143
KARAR NO : 2023/163
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen vasiyetnamenin tenfizi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2018/698 Esas ve 2018/3326 Karar sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesince, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi olan …’in vefat etmesinden önce 18.03.1996 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetname ile davaya konu 1608 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ev ile bu taşınmazın 1/2 payının müvekkiline vasiyet ettiğini belirterek bu payın tapu kaydından iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılardan … cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.04.2015 tarih ve 2013/137 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan … vekili temyiz isteminde bulunmuş olup adı geçen Daire, harç ikmalinin tamamlanması için kararı bozmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.04.2021 tarih ve 2018/453 Esas, 2021/100 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Kendilerine karşı tapu iptali ve tescil davası açılmasına rağmen dava konusunun vasiyetnamenin tenfizi olduğunu, tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını, vasiyetname açıldıktan 20 yıl sonra tenfizin talep edilemeyeceğini, öncesinde vasiyetnamenin açılması davasında usulüne uygun tebligat yapılmadığını ve vasiyetnamenin mirasçıların her birine okunup anlatılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 517 nci maddesine göre, miras bırakan bir kimseye onu mirasçı atamaksızın belirli bir mal bırakma yoluyla kazandırmada bulunabilir. Vasiyet alacaklısı kişisel (şahsi) talep hakkına sahiptir.

2. Kendisine muayyen mal vasiyet edilen kişiler vasiyet edenin külli halefi olmayıp, cüz-i halefidir. Miras açıldığı zaman vasiyet edilen mal kendiliğinden vasiyet alacaklılarına geçmez.

3. TMK’nın 600 üncü maddesi uyarınca muayyen mal vasiyeti ile vasiyet alacaklısı kişisel bir istem hakkına sahip olur. Vasiyet alacaklısı yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.

4. Vasiyetnamenin tenfizi ile buna bağlı olarak tapu iptali ve tescil davasının görülebilmesi için, vasiyetnamenin açılıp okunduğu, itiraza uğramadığı veya itiraz edilmişse (vasiyetnamenin iptali veya tenkisi yönünden) itirazların reddedilerek kesinleşmesi gerekir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan 18.03.1996 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamede vasiyetçi …’in özetle, “sahibi bulunduğum, Hatay ili, Antakya ilçesi, tamamı 576,48 m2 den ibaret olan 1608 sayılı taşınmaz üzerinde oğlum …’in kendi parasıyla yaptırmış olduğu ev dahil olmak üzere zikri geçen bu taşınmazın ½ hissesinin ölümünden sonra …’e vasiyet ediyorum” şeklinde irade beyanı bulunmaktadır. Davaya konu 1608 parsel sayılı taşınmaza ait dosyadaki tapu kaydı incelendiğinde taşınmazın tamamının adı geçen muris adına taksim yoluyla 09.04.1973 tarihinde tescil edildiği görülmektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma kararından önce davanın değeri, 4.000,00 TL olarak gösterilmiş idi. Adı geçen Daire, dava konusu taşınmaza yönelik eksik harcın tamamlanması için İlk Derece Mahkeme kararını bozmuştur. Bozma sonrası yapılan incelemede, alanında uzman bilirkişiler vasıtasıyla dava tarihi itibarıyla taşınmazın değerinin 43.812,48 TL, 1/2 payının değerinin ise 21.906,00 TL olduğu tespit edildikten sonra mahkemece harç ikmali yapılmış ve bozma ilâmındaki eksiklik giderilmiştir.

3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılardan … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.