Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6146 E. 2023/1744 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6146
KARAR NO : 2023/1744
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen vasiyetnamenin iptali, ikinci kademede tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar, muris …’in yasal mirasçıları olduklarını, murisin Mudanya Noterliğinde düzenlediği 17.11.2000 tarih ve 14124 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile 244 ada 15 parsel sayılı taşınmazını davalı kızı …’a bıraktığını, muris …’in 1332 doğumlu, okuma yazma bilmeyen, imza atamayan, hiçbir tahsili olmayan yaşlı bir kişi olduğunu, bu nedenle davaya konu vasiyetnamenin murisin gerçek irade beyanı sonucu oluşmadığını, murisin vasiyetnamenin içeriğini ve anlamını bilmeden davalının hilesi ve hataya düşürmesi sonucunda bu vasiyetnameyi düzenlenmiş olduğunu, murisin vasiyetnameyi düzenlediği sırada akli melekelerinin yerinde olmadığını ve davalının da bu durumdan faydalanarak hata, hile ve baskı sonucu bu vasiyetnameyi düzenlettiğini, murisin daha önce Mudanya Noterliğinde düzenlene 1988 sayılı bir vasiyetname ile aynı taşınmazın 1/2 payını davacı …’ye bırakmasına rağmen davalının baskısı sonucu bu vasiyetnameden dönerek, dava konusu 17.11.2000 tarihli vasiyetnameyi düzenlediğini, murisin gerçek iradesini taşımayan vasiyetnamenin geçersiz olduğunu, ayrıca dava konusu vasiyetnamenin gerekli yasal şekil şartlarını da taşımadığını ileri sürerek, Mudanya Noterliğince düzenlenen 17.11.2000 tarih ve 14124 yevmiye numaralı vasiyetname ile yine aynı noterlikçe düzenlenen 17.11.2000 tarih ve 14123 yevmiye numaralı vasiyet iptali senedinin ayrı ayrı iptallerine, bu mümkün olmadığı takdirde dava konusu vasiyetnamenin tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıların vasiyetnamelerin iptali yönünde ileri sürdükleri iddiaların hukuka uygun olmadığını, bu nedenle davanın bu yönden reddini talep ettiklerini, ayrıca tenkis talepli davanın yasal şartlarını taşımadığını, miras bırakanın vasiyetnamesi ile müvekkiline tek bir taşınmaz verdiğini, oysa miras bırakanın gerek kendisine ait gayrimenkuller gerekse kendisinden önce vefat eden eşi …’den intikal eden gayrimenkuller yönünden zengin bir kişi olduğunu, terekesinde önemli miktarda taşınmazlar kaldığını, müvekkiline verdiği tek bir taşınmaz ile tasarruf nisabını aşmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2015 tarih ve 2006/117 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararıyla “mirasbırakanın vasiyetname tarihinde fiil ehliyetine sahip olduğunun Adli Tıp Kurumu tarafından belirlendiği, ayrıca alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar doğrultusunda saklı pay ihlalinin de bulunmadığı” gerekçesiyle, davacıların vasiyetnamenin iptali ve ikinci kademedeki tenkis talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 13.11.2017 tarih ve 2016/4336 Esas, 2017/15784 Karar sayılı ilâmıyla; “davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde olmadığı, 1- Somut olayda davacı tarafın vasiyetnamenin iptaline ilişkin istemini, fiil ehliyeti yanında murisin iradesinin sakatlanması ve ayrıca dava konusu vasiyetnamenin şekil şartlarına aykırı olarak düzenlendiği iddiasına da dayandırdığı, buna karşın mahkemece davacının irade sakatlığı ve şekil eksikliğine yönelik bu iddialarına ilişkin olarak inceleme ve araştırma yapılmadığı, gerekçeli kararda bu hususa değinilmediği, 2-Kabule göre de davacının tenkis talebine yönelik yapılan incelemede, mevcut tapu kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu taşınmazın 244 ada 15 parsel olarak tescil gördüğü, daha sonra ada ve parsel numarasının değişerek 1286 ada 4 parsel olduğu ve ardından da şüyulandırma neticesinde 1288 ada 10 parsel, 1527 ada 1 parsel ve 1528 ada 2 parsellere gittiği, mahkemece, vasiyetname konusu taşınmazın, vasiyet edildiği tarihte henüz tek bir parsel halinde bulunduğu göz önüne alınarak, iş bu taşınmazın murisin ölüm tarihindeki değerinin doğru olarak tespiti ile tenkis konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, davacılar bakımından saklı paya tecavüz olup olmadığının belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Dairenin yukarıda (IV.A.2.) bendinde belirtilen kararına karşı davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

4. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 25.10.2018 tarih ve 2018/1361 Esas, 2018/10582 Karar sayılı ilâmıyla davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince; “murisin ölüm tarihine kadar bulunan sağlık belgeleri toplanarak Adli Tıp Kurumundan murisin vasiyet yapma, geri alma iradesinde herhangi bir eksikliğin bulunup bulunmadığına ilişkin raporun düzenlendiği, taşınmazın murisin ölüm tarihindeki değerinin bilirkişi raporunda açıklığa kavuşturulduğu, miras hukuku bilirkişisinden davacı ile davalı mirasçıların saklı paylarının araştırılması, saklı pay ihlali durumu ile tenkise tabi miktarın bulunup bulmadığı konusunda aldırılan raporda, ölüme bağlı kazandırma ile tasarruf payının aşılmadığı, karşılanmayan saklı payın bulunmadığı, bağlı olarak tenkis edilecek bir miktarın olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararının gereklerine uyulmadığını, vasiyetname tarihinde taşınmaz değerinin paha biçilemez derecede yüksek olduğunu, yeni parsel numaraları ile yapılan değerlendirmelerde hata yapıldığını, bilirkişilerce tanzim edilen raporlarda Yargıtayın yol gösterici hükümlerine göre rapor tanzim edilmediğini, terekenin tespitinde de hataya düşüldüğünü belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 559 ve 571 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.