YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6179
KARAR NO : 2023/1674
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Dairemizce, …Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı olarak temyiz eden davacılar vekili Avukat … geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, tarafların kök murisi … vefat ettiğinde geriye davalıların murisi Vesile Erdilman ve davacıların murisi …’ı bıraktığını, davalıların murisinin kök muristen intikal eden 216 ve 653 parsel sayılı taşınmazlardaki hissesini davacıların murisine sattığını beyan ederek; dava konusu taşınmazlardaki davalıların payının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili beyan dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan Vesile’nin böyle bir sözleşme yapmadığını, tapulu taşınmazların haricen satılmasının geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2017 tarihli ve 2015/127 Esas, 2017/313 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2018 tarihli ve 2018/73 Esas, 2018/573 Karar sayılı kararıyla; senetlerin geçerlilik şartı olan şekil şartlarında noksanlık bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.10.2021 tarihli ve 2021/4857 Esas, 2021/1475 Karar sayılı ilamında; davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, “…Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra, davalılardan … 27.01.2021 tarihli dilekçe ile davayı kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan etmiş, kimlik tespiti yapılmıştır. Davayı kabul, 6100 sayılı HMK’nın 308 inci maddesi uyarınca, davacının talep sonucuna muvafakat edilmesi niteliğinde olup, 310 uncu maddesine göre hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Davalı …’ın 27.01.2021 tarihli dilekçedeki davanın kabulüne ilişkin beyanı, davaya son veren taraf işlemidir ve HMK’nın 311 inci maddesi gözetildiğinde kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurur. Şu halde, gerek Yargıtay İBK’nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, HMK’nın 371 inci ve 373/1 inci maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararın bozularak ortadan kaldırılmasına, dava dosyasının davalılardan …’ın kendi payı yönünden davanın kabulü nedeniyle bir hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir…” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan …’ın 27.01.2021 tarihli dilekçesi ile davayı kayıtsız ve şartsız olarak kabul ettiği anlaşılmakla davalı …’ın taşınmazlardaki kendi payı yönünden davanın kabulüne diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı …’ın 514 ada 53 parsel ve 574 ada 104 parsel sayılı taşınmazlardaki payının iptali ile davacılar adına Gölhisar Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/302 Esas, 2022/347 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki payları oranında tapuya tesciline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili özetle;
1. Yerel Mahkeme kararının kanunlara uygun olmayıp, yeteli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini,
2. Senetlerin geçerli olup olmadığı ile ilgili araştırma yapılmadığını,
3. Senetlerde alıcı sıfatının açıkça yazıldığını,
4. Senetlerin tanzim tarihinde muris Mustafa’nın ikinci eşi Vesile ile ilk eşinden olma Mehmet Ali dışında mirasçıları olmadığını,
5. Mirasçılardan Vesile’nin dava konusu taşınmazlardaki hisselerini diğer mirasçı Mehmet Ali’ye yazılı sözleşmeler ile devrettiğini,
6. 09.03.1971 tarihli senetteki azaların kim olduğunun tespiti mümkün olup mahkemece bu konuda araştırma yapmadığını,
7. Tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile harici senetlerin dava konusu yerlere uyduğu ve satışların doğrulandığını,
8. Mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerli olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, miras payının devrine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TMK’nın 677/1 maddesi, 1086 sayılı HUMK’un 297 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 308, 309, 310 ve 311 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.