Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6205 E. 2023/297 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6205
KARAR NO : 2023/297
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili, davacının paydaş olduğu Gaziantep İli, Yavuzeli İlçesi, 105 ada 40 parsel sayılı taşınmazın önceki paydaşları Hatice Karamanoğlu’na ait 37/160 payın, Kemal Yiğit’e ait 37/160 payın, Ali Yiğit’e ait 37/160 payın ve Mehmet Yiğit’e ait 37/160 payın davalı …’e satış suretiyle temlik edildiğini, satış bedelinin muvazaalı olarak 85.000,00 TL olarak gösterildiğini, müvekkilinin bu satıştan haberinin olmadığını ve önalım hakkını kullanmak istediğini bu nedenle davalı … adına olan payların iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davacı vekili, HMK’nın 125.maddesi uyarınca davalı …’a karşı önalım talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili, davalının davadan haberdar olmadan önce dava konusu taşınmazdaki hissesini …’a ait 369 parsel ile takas ettiğini, takas edilen Muratlı Köyündeki taşınmazın susuz olması nedeniyle aradaki farkın ödendiğini, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davacı tarafın davasını ispat için tek delilinin keşif olduğu, ancak mahkemece verilen süreler içinde keşif avansını yatırmadığı, davasını ispat için başkaca delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kapatılan Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 29.05.2017 tarih ve 2015/13435 Esas, 2017/4385 Karar sayılı ilamında belirtilen “mahkemece davacı vekiline, keşif masraflarını mahkeme veznesine yatırmak üzere usulüne uygun süre verilerek ve taşınmaz başında keşif yapılarak, davacının bedelde muvazaa iddiası da araştırılmak sureti ile bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece mahkemesi, “davalının hissesini …’a takas yoluyla devretmesi ve devrin muvazaalı olduğunun ispatlanamaması gerekçesiyle davanın reddine” karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, takas işleminin muvazaalı olduğunu, sulu tarlası olan birinin bunu susuz bir tarla ile değiştirmesinin mantıklı olmadığını belirterek davanın kabulü gerektiğini dile getirmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732. maddesi uyarınca, önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşa o payı öncelikle satın alma hakkını verir. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve o payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. Paydaşın paydaşa satış yapması halinde ise önalım hakkı kullanılamaz. Ayrıca satış dışındaki işlemlerde de önalım hakkı doğmaz.

2. Bir taşınmazdaki pay satışlarının önalım hakkına konu edilebilmesi için gerçek bir satış olması gereklidir.

3. Gerçek olmayan satışlara ilişkin olarak kanunlarımızda Türk Medeni Kanunu dışında herhangi bir düzenleme mevcut değildir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 733. maddesinde ise sadece cebri artırmayla satışlarda önalım hakkının kullanılamayacağı belirtilmiştir.

4. Hibe, trampa, sermaye vaz’ı gibi diğer bazı gerçek olmayan satışlar ise ; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararlarında ve öğretide benimsenmiştir.

5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 282. maddesine göre; “Mal değişim sözleşmesi, taraflardan birinin diğer tarafa bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini, diğer tarafın da karşı edim olarak başka bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlendiği sözleşmedir.”

6. Aynı Yasanın 283. maddesinde ise; “Satış sözleşmesine ilişkin hükümler, mal değişim sözleşmesine de uygulanır; buna göre taraflardan her biri, vermeyi üstlendiği şey bakımından satıcı, kendisine verilmesi üstlenilen şey bakımından alıcı durumundadır. ” hükmü getirilmiştir.

7. Trampa sözleşmesinde, sözleşmenin taraflarından her biri diğerine karşı bir malın mülkiyetini devretme borcu altına girer. Burada bir satış olmadığı için önalım hakkı kullanılamaz.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler yeniden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Uyulan bozma kararı gereğince tesis edilmiş İlk Derece Mahkemesi kararında hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmamasına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.