YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6213
KARAR NO : 2023/1358
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi, kâl, tapu sicilinin beyanlar hanesindeki muhdesat şerhinin terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekilleri ve bir kısım davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; kayden maliki olduğu 8005 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalıların yapılanmak suretiyle haksız müdahale ettiklerini, tapu kaydının beyanlar hanesinde yapılara ilişkin şerhlerin mevcut olduğunu, yapıların baraka türünde, herhangi bir ekonomik değeri bulunmayan kaçak yapılardan olduğunu, zeytin ağaçlarının ise zeminde mevcut bulunmadığını, yıkımın fahiş zarar doğurmayacağını, şerhlerin dayanağının olmadığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine, yıkıma ve muhdesata ilişkin şerhlerin terkinine karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine, dava konusu taşınmazla ilgili…Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/935 Esas sayılı dosyasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında 16 adet zeytin ağacı ile ilgili bir açıklama yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar, yargılamaya katılmadıkları gibi davaya cevap da vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda: “…çekişme konusu taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, beyanlar hanesinde gösterilen davalılara ait yapıların gecekondu niteliğinde bulunup, yıkımın fahiş zarar doğurmayacağı, beyanlar hanesinde yer alan zeytin ağaçlarının zeminde bulunmadığı…” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “…Hal böyle olunca; yukarıda açıklandığı şekilde davada kendilerine husumet yöneltilen davalıların usulüne uygun yapılacak tebligat ile davadan haberdar edilmelerinin sağlanması, savunma hakkının tanınması, ondan sonra yukarıda açıklanan ilke ve olgulara uygun olacak şekilde gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, mahallinde yeniden içlerinde harita mühendisinin de yer aldığı üç kişiden oluşan teknik bilirkişi heyeti ile keşif yapılması, bilirkişilerden uygulamayı gösterir denetime elverişli infazı mümkün kroki ve rapor alınması, davalıların taşınmazın hangi bölümüne, ne kadar tecavüzlerinin bulunduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması, müdahaleye konu bina sahiplerinin ya da mirasçılarının davada yer almalarının sağlanması, hazine lehine bulunan şerh bakımından zeminde zeytin ağaçlarının olup olmadığının tespit edilmesi ile hasıl olacak sonuca göre infazı kabil bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Kabule göre de, her bir davalının kendi müdahale ettiği yerin değeri üzerinden hesap edilecek harç ve yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, 492 sayılı Harçlar Yasası hükümleri uyarınca hazinenin harçtan muaf olduğu gözetilmeden ve davada taraf olmayan kişilere ait binaların değeri de dava değerine eklenmek suretiyle tespit edilen harç, yargılama giderleri ile vekalet ücretinden aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı halde davalıların müteselsilen sorumlu tutulmuş olmaları da doğru değildir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda: “…dava konusu 1 parselde kayıtlı, 1.900 m² alanlı, arsa niteliğindeki taşınmazın davacı adına tam hisse ile kayıtlı olduğu, tapu kaydının beyanlar hanesinde irtifak ve muhdesat bilgilerinin bulunduğu… dava konusu taşınmaz üzerindeki gecekondu yapılaşmasının, taşınmazın arsa kıymetine olumsuz etki ettiği, binaların yapım tarzı, kullanılan malzemeler dikkate alındığında II.Sınıf B grubu yapılar olduğu, taşınmaz üzerindeki ruhsatsız, gecekondu türünde yapılan yapıların toplam değer içerisindeki payının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, yıkılmalarının fahiş zarar doğurmadığı, taşınmaz üzerinde tapunun beyanlar hanesinde gösterilen davalılara ait gecekondu tipi evlerin olduğu, taşınmaz üzerindeki ruhsatsız gece kondu türündeki yapıların yıkılması fahiş zarara neden olmadığı…” gerekçesiyle davalıların müdahalesinin men’ine, davalılara ait muhdesatın kaldırılmasına, kâl giderlerinin de davalılardan tahsiline, tapunun beyanlar hanesindeki davalılara ait ev şerhlerinin kaldırılmasına, taşınmaz üzerinde 16 adet zeytin ağacı olduğuna ilişkin tapunun beyanlar hanesinde şerh varsa da zeminde zeytin ağacı bulunmadığından beyanlar hanesindeki 16 zeytin ağacı bulunduğuna ilişkin şerhin terkinine, toplamda 629.850,00 TL’den sorumlu olduklarına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve bir kısım davalılar tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahalinde yeniden keşif yapılmadığını, zeytin ağaçlarının zeminde bulunup bulunmadığının tespit edilmediğini, Hazinenin de tecavüzü varmış gibi kâl masraflarından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu savunmuştur.
2. Bir kısım davalılar temyiz dilekçesinde özetle; davalıların uzun yıllardır tapuya dayalı olarak taşınmazlarda nizasız ve fasılasız olarak oturmakta oldukları, elektrik – su aboneleri bulunduğu, davacı tarafın kötü niyetli olduğu, taşınmazın durumunun bilinerek alındığını savunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, elatmanın önlenmesi, kâl ve tapunun beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması talebplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. İcra ve İflas Kanunu’nun 30 uncu maddesi hükmü gereğince bir işin yapılmasına dair olan ilâmın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilâmda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir. Borçlu emir gereğini yerine getirmezse lâzım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir. Bu nedenle yıkım masraflarının hesaplanarak davalı taraftan tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
2. Yine 6100 sayılı HMK’nın 297 nci maddesi: “(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesini ihtiva etmektedir.
2. Değerlendirme
Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karşın, bozma ilâmının gerekleri yerine getirilmeden hangi davalının, hangi alana tecavüzde bulunduğu hüküm fıkrasında belirtilmeksizin infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi ve infaz aşamasında dikkate alınacak kâl masrafları konusunda karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilleri ve bir kısım davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.