Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6241 E. 2023/271 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6241
KARAR NO : 2023/271
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

Taraflar arasındaki meraya müdahalenin önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar, 07/09/2006 tarihli dava dilekçelerinde … Köylerine ait meraya … köyünün müdahale ettiklerini, ancak müdahale edilen meranın 12/08/1926 tarih ve 1232/232 numaralı idare heyetince kendilerine verilen mera olduğunu ve bu nedenle 128 ada 1 ve 103 ada 1 parsellere müdahalenin önlenmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
1.Birleştirilen davada; davacı-karşı davalı …;
103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın müstakilen köylerine ait iken davalı köyler ile müstakilen sınırlandırıldığını belirterek sınırlandırmanın iptali ile köyleri adına sınırlandırılarak özel siciline kaydını istemiştir.

2.Davalı … Tüzel kişiliği muhtarı; köyler arasındaki sınıra saygılı olduklarını ve müdahalelerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

3.Davalı … ise köylerinin sınırları içinde kadim meraları olduğundan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesince üç kez karar verilmiş ve kararlar Yargıtay 14. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.

2.İlk Derece Mahkemesi bozma kararına uyarak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,

A-Asıl dava yönünden;
Davanın kısmen kabulü ile;
… Köyü 128 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 05/09/2012 tarihli fen bilirkişisi raporunda … ile boyalı ve B harfi ile gösterilen 230.078,85 m2lik kısmının sınırlandırılmasının iptali ile; bu kısmın davacılar … Köylerine mera olarak ortak kullanımında olduğunun tespitine, 3402 sayılı Yasanın 16/B maddesi uyarınca özel siciline yazılmasına,

B. … Köyü 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen hükmün, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 20/01/2021 tarih 2020/2471 Esas 2021/175 Karar sayılı ilamı ile zımnen onandığından; bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına,

C. Birleşen 2008/3 Esas sayılı dosya ile davalı karşı davacı … Köyünün davacı- karşı davalı …. Köylerine karşı meraya elatmasının önlenmesi davası yönünden verilen hükmün, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 20/01/2021 tarih 2020/2471 Esas 2021/175 Karar sayılı ilamı ile zımnen onandığından; bu husus yönünden karar verilmesine yer olmadığına,

D. Davalı … tüzel kişiliği bakımından verilen hükmün, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 20/01/2021 tarih 2020/2471 Esas, 2021/175 Karar sayılı ilamı ile zımnen onandığından, bu husus yönünden karar verilmesine yer olmadığına,

E. Fen bilirkişilerinin 10/09/2012 havale tarihli raporu ve krokisinin mahkeme kararının eki sayılmasına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, 18.12.2012 ve 09.10.2013 tarihli yerel mahkeme kararlarının davacı … Köyleri lehine sonuçlandığını ve bu nedenle taraflarınca temyiz edilmediğini, zira kanun yoluna başvuru için ilk şartın “hukuki yarar” olduğunu, hukuki yararın olmadığı dikkate alındığında Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin kararının hukuka uygun düşmediğini, öte yandan 18.12.2012 ve 09.10.2013 tarihli yerel mahkeme kararlarına karşı davacı … Köyleri adına temyiz yoluna gidilmese de karar düzeltme yoluna gidildiğini, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin kanun yoluna başvurulmadığı için usuli müktesep hak kazanıldığı gerekçesinin hukuki olmadığından temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meranın aidiyetinin tespiti ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı HMK’nın 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle “aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

3. Değerlendirme
Mahkemece, gerekçeli kararının hüküm kısmında; kısmen kabul kararı verilerek daha önceki bir kısım talepler hakkında verilen hükümlerin bozma nedeni yapılmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde kurduğu hüküm infazda zorluk ve tereddüt doğuracağından hükmün bozulması gerekmiştir.
Asıl dava ve birleşen davada tüm talepler hakkında tek tek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde ”karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.