Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6256 E. 2023/118 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6256
KARAR NO : 2023/118
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 9 yıl önce yapılan birer yıllık şifahi sözleşmelerle 2008 yılı sonuna kadar davacının hissedarı olduğu 128, 439 ve 440 parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmazları davalının kullanmasına müsaade ettiğini, sonrasında davalının taşınmazlardan çıkmadığını, davalıya Adana 9. Noterliğinden tanzimli 12.03.2014 tarihli ve 6059 yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini ve bu ihtarnamenin 17.03.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, 2009 yılında sona eren kira mukavelesinden sonra haklı bir neden olmaksızın müvekkiline ait tarlaları ekip biçmek sureti ile haksız zenginleşen davalıdan fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL ecrimisilin, yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacının dava konusu edilen taşınmazlardaki hissesini 2004 yılı Ocak ayında davalıya sattığını, tarım destekleme primi ile birlikte davacıya 29.000,00 TL para ödendiğini ancak, çocukları duymasın diye davalıya tapuyu daha sonra devredeceğini söylediğini, davacı ile davalı arasında güvene dayalı harici bir satışın söz konusu olduğunu, davacının bedelini aldığı hisseleri kendi rızası ile davalıya teslim ettiğini, davanın zamanaşımına uğradığını ve davacının davalıyı intifadan men etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, “davacının davasının kabulüne, 94.589,31 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10.06.2021 tarih ve 2020/771 Esas, 2021/4967 Karar sayılı ilâmı ile “davalı tarafın yemin deliline dayandığı ancak mahkemece gerekçesiz olarak yemin talebinin reddedildiği, davacının talebinin esas dayanağının kötü niyetli kullanım olduğu ve eğer satış hususu söz konusuysa davalının kullanımı iyi niyetli olacağından yemin hususu üzerinde durulması gerektiği” belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, “yemin edecek olan kişinin yeminden önce ölmesi halinde yemin teklif edilmemiş sayılacağından dosyadaki mevcut deliller itibariyle değerlendirme yapıldığından davalının fuzuli şagil sıfatında olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 94.589,31 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, hükme esas raporda yanlış hesaplama yöntemi kullanıldığını, davacının 2 haftalık süre geçtikten sonra tanık delilini ibraz ettiğini, davacının uzun yıllar ses çıkarmadığı hâlde 12.03.2014 tarihinde ihtarname keşide ettiğini, davacı ile davalı arasında yazılı veya sözlü kira sözleşmesi bulunmadığını, yerleşik örf ve adetler uyarınca aradaki anlaşmanın “para faizsiz tarla kirasız” ismi verilen sözleşmelere dönüştüğünü, davalının davacıya verdiği parayı kendisine iade edinceye kadar taşınmazı kullanma hakkı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; “fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir.” (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle uyulan bozma kararı gereğince tesis edilmiş İlk Derece Mahkemesi kararında hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmamasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.