YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6262
KARAR NO : 2023/162
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu 2150 ada 7 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalıya ait olan trafonun adı geçen taşınmazdan tüm ihtarlara rağmen kaldırılmadığını belirterek 08.08.2005 ile 28.11.2014 tarihleri arasında olmak üzere şimdilik 18.000,00 TL ecrimisil alacağının tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini 21.267,38 TL bedele artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın TEDAŞ’a karşı açılması gerektiğini belirterek öncelikle husumet yokluğundan sonrasında talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2016 tarih ve 2015/146 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, arsa vasfında bir alan için dükkan vasıflı olan bir yerin emsal olarak gösterilmesinin hatalı olduğu, öncelikle satış dosyası ile ihale tarihinin tespit edilip davacının mülkiyet hakkını kazandığı, bu tarihin ecrimisil hesaplanmasında ilk dönem başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği, bu doğrultuda gerekli olan emsal kira sözleşmelerinin dosyaya sunulması ile taşınmaz başında keşif yapıldıktan sonra alanında uzman bilirkişilerce söz konusu emsal kira sözleşmeleri de değerlendirilerek bilimsel verilere uygun bir ecrimisil hesaplaması gerektiği yönünde karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. İhtar gerçekleştirilmediğinden intifadan men şartının yerine getirilmediğini,
2. Bu nedenle temerrüdün de oluşamayacağını,
3. Taşınmaz üzerinde bulunan trafonun özelleştirme işlemi öncesinde dava dışı TEDAŞ’a ait olması sebebiyle sorumluluğun da ona ait olacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Ecrimisil; diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; “fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması ve haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği” vurgulanmıştır. Buna göre ecrimisil istemlerinde işgalin, haksız eylem niteliğinde olduğu ve tazminat istemleri için işgalin haklı bir nedene dayanmaması gerektiği dikkate alınmalıdır (YHGK’nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.