Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6268 E. 2023/1357 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6268
KARAR NO : 2023/1357
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; tarafların babası…’un 17.08.2004 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatından sonra mirasçıların bir araya gelerek miras taksim sözleşmesi yaptıklarını, ayrıca tarafların annesi…’un da 17.10.2009 tarihinde vefat ettiğini, vefatından önce 22.11.2006 tarihli vasiyetname düzenlediğini açıklayarak, 225 ada, 8 parsel sayılı taşınmazdaki işyerinin miras taksim sözleşmesinde özellikleri tanımlanan bölüm mülkiyetinin, miras taksim sözleşmesi ile anne …’a bırakılıp, anne…’un az yukarıda bahsedilen vasiyetname ile davacıya bıraktığı beyan edilen 225 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1. katında yer alan dairenin tamamının, olmadığı takdirde 1/2 mülkiyetinin, miras taksim sözleşmesi ile anne…’a bırakılan 225 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 2. katında yer alan dairenin 1/2 mülkiyetinin, miras taksim sözleşmesi ile anne…’a bırakılan 423 ada 1 parselde kayıtlı deponun 1/2 mülkiyetinin vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacı tarafından dayanılan miras taksim sözleşmesinin doğru olduğunu, ancak 225 ada 8 parsel sayılı taşınmazın arsa olarak görünmesine rağmen üzerinde üç daire ve bir dükkan bulunduğunu, bu taşınmazdaki dairenin davacı adına tescili için kat irtifakı/kat mülkiyetinin kurulması ve miras taksim sözleşmesine göre bu işlemlerin masraflarının taraflarca birlikte karşılanması gerektiğini, davacının bu işlemlerin yapılması için vekil edenine başvurmadığını, bu haliyle vekil edeninin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, miras taksim sözleşmesi ile davacıya bırakılan bir taşınmazın davacı tarafından satıldığını, diğer bir taşınmazın ise kiraya verildiğini, davacının iyiniyetli olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve miras taksim sözleşmesine istinaden davacıya bırakılan Barbaros Caddesi, No: 36 adresindeki dükkanın yarısına yönelik talebin kabulü ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda: davacının davasının kısmen kabulü ile 225 ada, 8 parselde kayıtlı depo/işyeri vasıflı 5 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına 1/2, davalı adına 1/2 oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

4.Yargıtay 8. Hukuk Dairesince karar: “…bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dava konusu dükkanın 225 ada, 8 parseldeki dükkan olduğu, dava açıldığı tarihte 8 parsel sayılı taşınmazda henüz kat irtifakı/kat mülkiyeti oluşturulmadığı için sözkonusu dükkanın tek dükkan olarak göründüğü, yargılama sırasında taşınmazda kat mülkiyetinin oluşturulduğu ve zemindeki tek dükkanın, 5 ve 6 numaralı bağımsız bölümler şeklinde tadil edilerek tescil edildiği, paylaşımda davacı tarafa isabet eden dükkanın 5 numaralı dükkan olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği anlaşılmakla, 5 numaralı dükkanın tapu kaydının iptali ile tamamının davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, 1/2 payının davacı adına 1/2 payının ise davalı adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır…” gerekçesiyle bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda; davanın kabulü ile 225 ada, 8 parselde kayıtlı depo – işyeri vasıflı 5 No.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, miras taksim sözleşmesindeki tüm taşınmazlarla ilgili kabul kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun “Paylaşma Sözleşmesi” başlıklı 676.maddesinde; “Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.” denilmiştir.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamlarında belirtilen taşınmazla ilgili olarak ve bozma ilamlarında belirtildiği şekilde verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.