YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6281
KARAR NO : 2023/216
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının haklı sebebe dayanmaksızın taşınmazın krokisinde (24) rakamı ile işaretli 341 m² kısmını ikametgah olarak kullandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.11.2008–31.10.2013 tarihleri için 28.220,00 TL ecrimisilin kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 09.03.2015 tarihli dilekçesi ile talebini 33.942,00 TL olarak güncellemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, dava konusu 45 parsele yönelik 01.01.2013–31.07.2015 dönemi için 14.440,00 TL ecrimisilin kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ve 2015/400 Esas, 2021/155 Karar sayılı kararı ile temyize konu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı, taşınmazı 1967 yılından beri 12.12.1984 tarihli tapu tahsis belgesine dayalı kendisinin kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2014/31 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davalının tapu tahsis belgesi dışında kalan 292 m2 yüzölçümlü alan için 21.01.2009 ile 31.10.2013 tarihleri arasında hesaplanan ve davalı hissesine düşen 22.716,41 TL ecrimisilin her dönem tahakkuk tarihi itibarıyla hesaplanacak kademeli yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. İlk derece mahkemesi kararı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.12.2020 tarih ve 2018/6392 Esas, 2020/7853 Karar sayılı ilamı ile gerekçe-bilirkişi raporu-hüküm arasında çelişki bulunması ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmaması gerekçeleri ile bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın kısmen kabulüne, 01.11.2008 ila 31.12.2008 tarihleri arasında tahakkuk eden 680,00 TL ecrimisilin, 01.01.2009 ila 31.12.2009 tarihleri arasında tahakkuk eden 4.602,60 TL ecrimisilin, 01.11.2010 ila 31.12.2010 tarihleri arasında tahakkuk eden 4.655,04 TL ecrimisilin, 01.01.2011 ila 31.12.2011 tarihleri arasında tahakkuk eden 5.068,92 TL ecrimisilin, 01.01.2012 ila 31.12.2012 tarihleri arasında tahakkuk eden 5.733,48 TL ecrimisilin, 01.01.2013 ila 31.10.2013 tarihleri arasında tahakkuk eden 5.032,50 TL ecrimisilin, dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 01.11.2013 ila 31.12.2013 tarihleri arasında tahakkuk eden 1.200,00 TL ecrimisilin, 01.01.2014 ila 31.12.2014 tarihleri arasında tahakkuk eden 7.575,84 TL ecrimisilin, 01.01.2015 ila 31.07.2015 tarihleri arasında tahakkuk eden 4.843,00 TL ecrimisilin, dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, hükmedilen ecrimisil bedelinin talep ettiği miktardan düşük belirlenmesinin, ayrıca davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 2.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995. maddesi.
3. Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
4. 20 Kasım 2021 tarihli 31665 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlıklı 13. maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.