Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6287 E. 2023/633 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6287
KARAR NO : 2023/633
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ecrimisil alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi kararının Yargıtay 8. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … Köyü içerisinde bulunan 11 parsel No.lu 90.200 m² yüzölçümlü taşınmazlarda hissesi bulunan Ali oğlu ölü Mehmet, Süleyman, Fatma, Gülsüm, Hatice mirasçılarının ve Hazinenin hak ve menfaatlerinin korunması için 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/310 Esas, 2008/190 Karar sayılı ilamı ile 3561 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kayyım olarak atandığını, söz konusu parselde gaip hissesinin kullanımından dolayı piyasa rayiçleri çerçevesinde kayyım büro başkanlığı tespit komisyonunca 9.640,00 TL tazminat belirlenerek davalıya tebliğ edildiğini, süresinde ödenmemesi nedeni ile 11. İcra Müdürlüğünün 2010/27328 sayılı takip dosyasından icra takibi yapıldığını belirterek haksız ve yersiz olan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 8276/90200 oranında zilyedi olduğunu bu zilyetliği yaklaşık 50 yıldır nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile sürdüğünü, bu nedenle taşınmazın mevcut tapu kaydının iptali ile müvekkil ve diğer davacılar adına tescil için Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/156 sayılı dosyası ile dava açıldığını, tahakkuk ettirilen ecrimisilin şartlarının olmadığını bu nedenlerle davanın kötü niyetle açılması nedeni ile davalının %40’dan az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2014 tarih ve 2011/111 E., 2014/552 K. sayısı belirtilen kararı ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. YARGITAY BOZMA İLAMI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.04.2021 tarih ve 2019/3108 Esas- 2021/3779 Karar sayılı ilamıyla; icra dosyasında her ne kadar Maliye Bakanlığı takip alacaklısı olarak yazılmış ise de alacağa ilişkin borç sebebi kısmında Antalya Defterdarlığı Kayyım Büro Başkanlığı’nın 30.06.2010 tarihli ve 1014 sayılı yazısına istinaden kayyım sıfatıyla kayyım tarafından takibin yapıldığı anlaşıldığından davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

B. BOZMAYA UYULARAK VERİLEN MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak mahalli bilirkişi beyanıyla taşınmazın davacı tarafından kullanılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Aldırılan bilirkişi raporlarının karar vermeye elverişli olmadığını,

2. Öncelikle tek mahalli bilirkişi dinlendiği yöreyi bilen ve yaşları en az 50 olan 3 kişilik mahalli bilirkişinin tespit edilerek taşınmaz başında dinlenmesi gerekmekte iken sadece 1 mahalli bilirkişinin dinlenmesi ve beyanına dayanılarak davanın reddedilmesinin doğru olmadığını,

3. Ayrıca taşınmazın ecrimisil talep edilen yıllarda kullanılıp kullanılmadığına dair yeterli tespit yapılmadığını, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ile inceleme yapılmadığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil alacağından kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Ecrimisil davaları, Türk Medeni Kanununun 995 inci ve devamı maddeleri uyarınca açılan davalar olup kötüniyetli haksız işgalcinin malike ödemek zorunda olduğu tazminatı ifade eder.

2. Ecrimisil talebinin kabul edilebilmesi için davalının kullanımının kötüniyetli olması gerekir.

3. Ecrimisil diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli, 22/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı olarak birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibariyle haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

4. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanım sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanımdan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir.

5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 165 inci maddesine göre; bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.

3. Değerlendirme
Mahkemece her ne kadar davalının taşınmazı kullandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın 50 yıldır davalının zilyetliğinde bulunduğunu ve Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/156 Esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açtıklarını bildirmiştir. Bu durumda taşınmazın davalının kullanımında bulunduğu hususunda ikrar bulunduğundan bu konuda bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık davalının kullanımın haksız bir kullanım olup olmadığı konusundadır. Davacının ecrimisil talep edebilmesi davalının kullanımının haksız bir kullanım olması sonucuna bağlı olduğundan tapu iptali ve tescile ilişkin davanın HMK’nın 165 inci maddesi gereği bekletici mesele yapılarak, dosyanın kesinleşmesinden sonra oluşan duruma göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.