YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6510
KARAR NO : 2023/775
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların murisine ait taşınmazlar üzerindeki dükkanın yaklaşık 10 yıldır davalı tarafından kunduracı dükkanı olarak işletildiği, murisin 23.05.2012 tarihinde ölümünden itibaren de davacılara herhangi bir kira bedeli ödenmeksizin işletildiği, toplam 33 ay için her bir davacı için aylık 250,00 TL kira bedelinden toplam 16.500,00 TL ecrimisilin her aydan itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/112 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 12.218,02 TL ecrimisile hükmedilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 23.09.2020 tarih ve 2018/5518 Esas, 2020/5312 Karar sayılı ilamında; Mahkemece, davacılar tarafından davalı aleyhine Kadirli 2. Noterliğinin 22.12.2014 tarihli ve 13097 ve 13098 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihi itibari ile intifadan men koşulunun gerçekleştiği kabul edilerek ihtarnamenin tebliğ tarihinden dava tarihine kadar ki dönem için davalı tarafından yapılan ödemeler de dikkate alınarak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken intifadan men koşulu aranmaksızın murisin ölüm tarihinden dava tarihine kadar ecrimisile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında ihtarnamelerinin davalıya tebliğ mazbataları getirtilmiş, her iki ihtarnamenin de tebliğ tarihinin 23.12.2014 tarihi olduğu; 24.02.2016 havale tarihli bilirkişi ek raporu hükme esas alınmış raporda belirtilen 23.12.2014-23.2.2015 arası dönem için belirlenen kira bedeli dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taleplerinin kısmen kabulüne ve davalı lehine maktu vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davanın kısmen kabulü kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 995 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Karar tarihinde yürürlükte olan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında “Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” şeklinde belirtilmiştir. Buna göre, Mahkemece davacılar lehine 368,60 TL avukatlık ücreti belirlendiğinden, davalı yararına maddi talepler yönünden takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücreti, usul ve yasaya aykırıdır.
3. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin (C.3.1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacılar vekilinin (C.3.2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “5.100,00 TL” rakamının hüküm sonucundan çıkarılarak yerine “368,60 TL” rakamının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.