Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6511 E. 2023/362 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6511
KARAR NO : 2023/362
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen paydaşlar arası ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı ile birlikte miras bırakanları ….’den kalan …. ilçesi, 231, 232, 351, 1135, 1359, 1466, 495, 350, 1208, 805, 2069 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduklarını, itirazlarına rağmen uzun süredir davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın taşınmazları bizzat kullanmak, kiraya vermek suretiyle gelir elde ettiğini ve miras paylarını vermediğini ileri sürerek paylarına isabet edecek toplam 10.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında talep 231, 351, 1135, 1208, 805, 495 parsellere hasredilmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüm paydaşlar arasında fiili kullanma biçiminin oluştuğunu, müvekkiline bırakılan yerler olan 231 parseldeki kahvehane ile 351 parseldeki kendi oturduğu evi kullandığını, 351 parselin yaklaşık 1.500 m² olduğunu, 100 m²’sini müvekkilinin, geri kalanını 1400 m² tarla olarak davacı …’ün kullandığını, ayrıca intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2013 tarihli ve 2011/584 Esas, 2013/3 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 5.10.2018 tarih ve 2018/85 Esas, 2018/195 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 24.03.2021 tarih ve 2019/501 Esas, 2021/2735 Karar sayılı ilâmında; davacılar … bakımından davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı açıklanmıştır. İlâmda; 231 parsel yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, hesaplamanın sadece 351 ve 231 parseller bakımından yapılması gerektiği, 351 parselle ilgili olarak davacı tanığı ….’nın parsel başında verdiği beyan dikkate alınmadan davacı … için anılan parselle ilgili 3 yıllık ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, 5 yıllık hesap üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın Gökhan ve Osman yönünden feragat nedeniyle reddine, … hakkında 231 parsel ve 351 parsel nolu taşınmazlar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar … ve … aleyhine takdir edilen avukatlık ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bir kısım davacılar aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 oy birliğiyle karar verildi.