Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/652 E. 2023/2198 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/652
KARAR NO : 2023/2198
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki harici satım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Kahramanmaraş ili, …. ilçesi, 379 parsel sayılı taşınmazda bulunan 194 metrekareyi …’dan 25.09.1990 tarihli harici satış sözleşmesi ile satın aldığını,…..’un vefatı ile anılan taşınmazın davalıların murisi …’a kaldığını, davacının yaklaşık 30 yıl önce dava konusu taşınmazda ev inşa ederek ikamet etmeye başladığını, duruma bugüne kadar itiraz eden olmadığını, anılan taşınmazın imar uygulaması ile Oniki Şubat ilçesine bağlı 7594 ada 17 parsel olduğunu belirterek dava konusu taşınmazda davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … Oğul 14.12.2017 tarihli dilekçesi ile davayı kabul etmiştir.

2. Bir kısım davalılar vekili 03.05.2016 tarihli 2. celse beyanında; sözleşmenin resmi yazılı şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, sözleşmedeki imzanın müvekkkillerinin murisine ait olmadığını, imza incelemesi yapılmasını istediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın uzun zamandır davacının zilyetliğinde bulunması, harici satım sözleşmesinin varlığı, satış bedelinin ödendiği, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tapulu taşınmaz ile ilgili yapılan harici satım sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapulu taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmenin resmi şekilde yapılmasının geçerlilik koşulu olduğu, harici satım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteminin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin ödendiğini, yaklaşık 30 yıldır zilyetliğin davacıda bulunduğunu, zilyetliğin emlak vergisi beyanları ve su aboneliği ile sabit olduğunu, davalılardan Metin Oğul’un satıcının büyük oğlu olması nedeniyle dava konusu sözleşmeyi bildiğini ve kabul ettiğini, bir kısım davalıların imar uygulamasından sonra arsanın değerlenmesi nedeniyle haksız kazanç sağlamak için kötüniyetle davanın reddini savunduklarını, eldeki dava ile benzer özelliklere sahip taleplerine ilişkin açtıkları davaların kabul ile sonuçlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olmayıp, tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı da TMK’nun 706, 6098 sayılı TBK’nun 237, 818 sayılı BK’nun 213, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir hak bahşetmez. TMK’nun 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartıdır. Bu husus 6098 sayılı TBK’nun 237.maddesinde “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi şarttır.” şeklinde açıklanmıştır. Bu sebeple resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptali ve tescil isteğinde bulunulamaz.

2. “Kabul beyanı” davayı sona erdiren taraf işlemi olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 308 inci maddesinde düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki 3.2 bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Taraflar arasındaki davanın konusu harici satım niteliğindeki sözleşmeye dayalı taşınmazın devrini içeren tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat talebidir. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin naklinin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için sözleşmenin TMK’nın 706., BK’nın 213. (TBK’nın 237. md.), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26. maddeleri ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca resmi biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur. Ne var ki davalı davayı kabul ettiğinden kabul beyanı çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekir.

Davayı kabul etmeyen davalılar açısından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmuyor ise de davayı kabul eden paylı malik davalı … Oğul açısından, kabul beyanı değerlendirilmeksizin, davalıların tamamı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
1) Yukarıda 3.2. numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2) Yukarıda 3.2. numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.