YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6527
KARAR NO : 2023/1942
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gönen(Balıkesir) Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, davacıların Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığına karşı davasının pasif husumet yokluğundan reddine ve diğer davalılara yönelik davasının ise reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı (duruşmalı olarak) davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 05.03.2021 tarihli ek karar ile temyiz harç ve gider avansının süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat …, karşı taraftan davalı Hazine vekili Avukat …. ve dahili davalılardan … geldiler. Başka gelen olmadı. … vekili Avukat …’ın sunmuş olduğu mazeret dilekçesinin reddine karar verildi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu 109 ada 16 parsel sayılı taşınmazın vekil edenlerinin murisi …. tarafından 09.12.1971 tarihinde ….. oğlu ….tan satın alındığını, aynı tarihte tapu devri yapıldığını, ……’in ölünceye kadar davaya konu bu arsayı bakıp gözettiğini, emlak vergilerini ödediğini, taşınmazı bahçe olarak kullandığını, ölümünden sonra eşi ve çocuklarının taşınmazı aralıksız olarak tasarruf ettiklerini, murisin vefatından sonra tapuya intikal için gittiklerinde taşınmazın babaları adına kayıtlı olmadığını öğrendiklerini, var olan tescilin gerçek anlamda maliki gösteren bir tescil niteliği taşımadığını, intikal olarak gösterilen 20.04.1987 tarihinden dava tarihine kadar 27 sene geçtiğini, kırk seneyi aşkın bir süredir davaya konu taşınmazın müvekkilleri tarafından kullanıldığını, muris …. aleyhine herhangi bir istihkak veya müdahalenin men’i davasının açılmadığını açıklayarak; tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili 06.02.2018 tarihli duruşmada, taleplerinin TMK’nın 712 nci maddesi gereği olağan zamanaşımı yolu ile tapu iptali ve tescil ile aynı Kanun’un 713/2 nci maddesine göre maliki tapu kütüğünden anlaşılamama sebeplerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu bildirilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı … vekili, 3402 sayılı Yasa’nın 12/3 üncü maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Dahili davalı … vekili, husumet itirazında bulunmak suretiyle davanın reddini savunmuştur.
4. Dahili davalılar….,…u ve … vekili, 3402 sayılı Yasa’nın 12/3 üncü maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2019 tarih ve 2014/877 Esas, 2019/27 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili özetle; taraflara ayrı ayrı üç davet yapılmamasının 6100 sayılı HMK’nın 27 nci maddesine göre hukuki dinlenilme hakkının ihlâli olduğunu, kararın gerekçesi ile çeliştiğini, tapuları hakkında yolsuz tescil nedeniyle davalılar tarafından açılmış bir dava bulunmadığını, çekişmenin söz konusu olmadığını, murise ait tapunun hukuki geçerliliğinin devam ettiğini, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin davasız ve aralıksız olarak 10 yıldan fazla ve iyi niyetle sürdürdüğünü, bu hususun tanık ifadeleri, mahalli bilirkişi beyanı, vergi kayıtları vs. delillerle ispatlandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Davacının TMK’nın 712 nci maddesine dayalı davasının tespit öncesi nedene dayandığını ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle eldeki davada incelenme olanağının bulunmadığını,
2. Dava konusu parsele ait kadastro tutanağının Teşrin-i evvel 1318 tarih ve 139 sıra numaralı tapuya istinaden ölü ….. mirasçıları adına tespit edildiğini, davacılar murisinin itirazları Tapulama Komisyonu tarafından, tespite itiraz davası ise Gönen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından reddedilerek kadastro tespitinin kesinleştiğini,
3. …. mirasçılarından….,… ve …..’nın açık kimlik bilgilerinin belirlenememiş olmaları ve tanınmıyor olmalarının, onların bilinmeyen kişiler olduğu anlamına gelmediğini,
4. Tapu kaydına esas belge ve kayıtlarda maliklere ilişkin bilgilere yer verilmesi hâlinde kayıt maliklerinin bilinen ve yaşamış kişiler olduğunun kabulü gerektiği,
5. Maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan sebebine dayalı açılan davanın Balıkesir Büyükşehir Belediyesi dışındaki davalılar bakımından esastan reddine karar verilmesinde usûl ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı,
6. Tapulu bir taşınmazın olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılması veya tapu kaydının iptali ile tescilinin istenilmesi hâlinde genel kural uyarınca davanın kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise mirasçılarına yöneltilmesinin zorunlu olduğu,
7. Bu tür davalarda davalı olarak Hazine gösterilmek suretiyle taraf teşkili sağlanabileceği,
8. Taşınmazın bulunduğu Büyükşehir Belediyesine husumet düşmediği hâlde mahkemenin yönlendirmesi ile davaya dahil edilen dahili davalı … hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların istinaf istemlerinin kamu düzeni gereği kısmen ve bu nedenle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak, davacıların Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığına karşı davasının pasif husumet yokluğundan reddine ve diğer davalılara yönelik davasının ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde (özetle); istinaf sebeplerine benzer gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Ek Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2021 tarihli ek kararı ile temyiz harç ve gider avansının süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle davacı taraf vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili ek karar temyiz dilekçesinde;
1. Ek kararın hatalı ve yanlış olduğunu,
2. 16.02.2021 tarihi itibarıyla 292,10 TL temyiz başvuru harcı tahsil edilmiş olup dosya içerisinde mevcut 1.469,82 TL gider avasının hâli hazırda kullanılabileceğini,
3. Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.02.2021 tarih ve 2014/877 sayılı yazısının alt kısmında da görüldüğü üzere, ek olarak “temyiz dilekçesi ve harç makbuzu” olduğu ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 2020/1593 Esas ve 2021/18 Karar sayılı dosyasına bu yazının gönderildiğini ileri sürerek ek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK’nın 712 nci maddesi gereği olağan zamanaşımı yolu ile tapu iptali ve tescil ile aynı Kanun’un 713/2 nci maddesine göre maliki tapu kütüğünden anlaşılamama sebeplerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 712 nci maddesi,
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası,
4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/19-286 Esas ve 2010/330 Karar sayılı kararında bir muhtıranın geçerli olması için gereken özellikler belirtilmiştir. Buna göre;
a. Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödendiğinin anlaşılması hâlinde muhtıra gönderilerek kararı veren hâkim veya mahkeme başkanı tarafından yedi günlük kesin süre içinde harç ve giderin tamamlanması, aksi hâlde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Bu kararın da temyiz edilmesi hâlinde 432 nci maddenin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.
b. Hâkim veya mahkeme başkanı tarafından “temyiz harç ve giderlerinin tamamlanması için yedi günlük kesin süre” verilmesi ve ayrıca yazılı olarak “aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu”nun bildirilmesi gerekmektedir.
c. Bu nedenle muhtırada hâkim veya mahkeme başkanının sicili ve imzası bulunmalıdır. Muhtıra hâkim veya mahkeme başkanı tarafından imzalanmadan verilmişse, usulünce düzenlenmiş muhtıranın varlığından söz etmeye olanak yoktur.
d. Mahkeme yazı işleri müdürünün veya kalem personelinin temyiz harcı veya giderinin tamamlanması için temyiz edene süre vermesi veya tebligat zarfı üzerine ihtar/uyarı şeklinde yazılan ve hâkim imzası taşımayan muhtıra usule aykırıdır, mahkeme yazı işleri müdürünün veya kalem personelinin vermiş olduğu süre ya da tebligat zarfı üzerine ihtar/uyarı şeklinde yazılan ve hâkim imzası taşımayan muhtıra üzerine temyiz harcını veya giderini ödememiş olan taraf, temyiz talebinden vazgeçmiş sayılamaz.
e. Yargıtayın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, muhtırada yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; bu açıdan ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır.
3. Değerlendirme
1. Somut olayda, davacılar vekilinin mahkeme kararını süresi içerisinde temyiz ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince temyiz harç ve gider avansının yatırılmaması nedeniyle davacılar vekiline 23.02.2021 tarihinde muhtıra tebliğ edildiği, muhtıranın tebliğinden itibaren belirtilen süre içerisinde eksik temyiz harç ve gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine dair ek karar verildiği ancak, davacılardan … tarafından (17.02.2021 tarihinde) gider avansı ve temyiz karar harcının yatırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek karar usul ve yasaya uygun olmadığından kaldırılmasına oybirliği ile karar verildikten sonra davacıların esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 8.400,00 TL’nin davacılardan alınarak davalı Hazineye verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.