Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/660 E. 2023/1706 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/660
KARAR NO : 2023/1706
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

Taraflar arasındaki paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin dava konusu gayrimenkulün 1/3 hissesinin maliki olduğunu, davalının dava konusu gayrimenkulde 2007 yılından beri ailesi ile ikamet ettiğini, davalının müvekkillerinin gayrimenkulden yararlanmasına engel olduğunu, davalının taşınmaza müdahalesinin men’ini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin söz konusu gayrimenkuldeki 4/12 hissesine isabet eden bedelden geriye dönük 5 yıllık toplam 56.060,83 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların yurtdışında yaşadıklarını, davalının ise İstanbul’da yaşadığını, 1992 yılında babası ölünce annesinin bakımını üstlendiğini ve taşınmazı baştan sona yenilediğini, sonrasında da annesi ölünce evde oturmaya devam ettiğini, evin tüm vergi ve giderlerini kendi cebinden karşılandığını, diğer kardeşlerinin bu duruma razı olduklarını, davaya konu taşınmazın iki bağımsız bölümden oluştuğunu ve davacıların Türkiye’ye geldiklerinde bu bağımsız bölümlerden birini kullandıklarını, davalının sadece taşınmazın üst katında kaldığını, giriş katının davacıların kullanımına tahsis edildiğini, davacıların gayrimenkulü davacı ile birlikte kullandıklarını, hesaplanan ecrimisil miktarını kabul etmediklerini, davacının faiz talebinin hukuki mesnedi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere davacıların dava konusu edilen taşınmazın bir kısmını davacıların kullandığı, taraflar arasındaki sorunun kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiği; dava açılmadan önce intifadan men koşulunu gerçekleştirmediği davacıların ecrimisil talep şartlarının oluşmadığı, dava konusu taşınmazın gelir getirici özelliğe sahip olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davacı tarafından davalıya karşı açılmış beş tane davanın bulunduğunu, taraflar arasında görülmekte olan davalar dikkate alındığında davacının dava konusu gayrimenkulden yararlanmalarının beklenilmesinin yakışık almayacağını, davacının dava konusu taşınmazda kullanımının olmadığını, davalının intifan men edilmesine gerek bulunmadığını, taraflar arasında görülen davalar nedeniyle de intifadan men şartının oluştuğunu, davalının kiraya vererek dava konusu taşınmazdan gelir elde edebileceğini, tanık ifadelerinde davalının kullanıma engel olduğunun ifade edildiğini, taşınmazın depo gibi kullanıldığının açık olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların, dava konusu taşınmazda davalı tarafından kullanımın engellediğini usulüne uygun deliller ile ispat edemediği, dava konusu taşınmazda davacının kullanabileceği, giriş katının bulunduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince; sorunun elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırı yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 683 ve 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.