Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6606 E. 2023/524 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6606
KARAR NO : 2023/524
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris Kazım Sığırcı’nın terekesinin borca batık olduğunu, bu nedenle mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığı, davacının kötü niyetli oluğu, terekenin borca batık olup olmadığı ile benimseme halinin araştırılması suretiyle davanın reddini istemiş; yine dahili davalılar da davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2014/642 Esas, 2015/493 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi’nin 23.01.2017 tarihli 2016/4213 Esas, 2017/457 Karar sayılı kararıyla; “… tüm tereke alacaklılarına husumet yöneltilmeden eksik hasımla yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Somut olayda, Vakıfbank ve Garanti Bankası Beylikdüzü Şubesi müzekkere cevaplarında mirasbırakanın hesabının olduğu bildirilmiş ise de hesap hareketleri ve bakiye bilgisine yer verilmemiştir. Miras bırakanın şirketi Özkim Kimya ve Sanayi Ltd. Şti’ne ait olduğu dosyada mevcut İstanbul 2. İcra Dairesinin 2011/17011 dosya numarası ile yapılan sorgulamada belirtilmiş olan 34 BE 646 ve 34 DC 6159 plakalı araçların da borçlunun aktifinde olup olmadığı ve değerleri incelenmeden karar verilmiştir. Mirasbırakanın ortağı olduğu şirketin aktifi ve pasifi, mirasbırakanın sorumlu olduğu koyduğu sermaye oranında, sorumluluk miktarı terekenin ve şirketin aktif ve pasifleri terekenin borca batık olup olmadığında hesaba katılarak bir karara varılmalıdır. Anılan hususlar göz ardı edilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Kabule göre de; Türk Medeni Kanunu’nun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2 nci fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunlu olmasına rağmen davacı vekilinin vekaletnamesinde özel yetki bulunmaması da doğru değildir. ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ‘Davacının murisi …’nın terekesinin borca batık olması nedeniyle davacı yönünden mirasın hükmen reddine’ karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçının terekede tasarrufta bulunduğu ve yeterli araştırmanın yapılmadığı hususlarına itiraz edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Uyuşmazlık çözümünde; mirasın hükmen reddi talebine ilişkin olarak Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 nci maddesi esas alınmıştır.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.