Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6644 E. 2023/644 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6644
KARAR NO : 2023/644
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin elbirliği şeklinde paydaş maliki olduğu 5341 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 numaralı bağımsız bölümün davalı tarafından herhangi bir hakka dayanmaksızın mesken olarak kullanıldığını ileri sürerek, 2010 yılı Şubat ayından itibaren 12.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacının mirasbırakanından davacı da dahil mirasçılara intikal eden taşınmazların ortak olarak kiraya verilip gelirlerinin paylaşıldığını, davacının talebini kendisine değil mirasçılara yöneltmesi gerektiğini, davacı payına düşen kiranın davacının verdiği banka hesabına Haziran 2004 tarihinden Şubat 2015 tarihine kadar düzenli olarak yatırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06/05/2016 tarihli ve 2015/106 Esas, 2016/145 Karar sayılı kararıyla; davacının iştirak halinde payı üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.01.2020 tarihli ve 2018/5929 Esas, 2020/272 Karar sayılı kararıyla; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil gibi taşınmazın korunmasına yönelik bu tür davaları taşınmazın her paydaşı diğer paydaşların onayını almadan veya miras şirketine temsilci atamadan tek başına açabileceği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının taşınmazda paydaş olmayıp dava dışı babası Ersin Kaftanoğlu’nun taşınmazda davacı ve dava dışı üçüncü kişiler ile birlikte elbirliği halinde paydaş olduğu, davalı tarafından çekişme konusu bağımsız bölümün dava dışı babası Ersin’in payına teban kullanıldığı yönünde bir savunmada bulunulmadığı, taşınmazın davalının kullanımında bulunduğunun davalının kabulünde olduğu, davalı tarafından davacıya herhangi bir ödemede bulunulmadığı, dosya kapsamında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 8.267,00 TL ecrimisil bedelinin 1.395,00 TL’sinin 26/02/2011 tarihinden itibaren, 1.545,00 TL’sinin 26/02/2012 tarihinden itibaren, 1.686,00 TL’sinin 26/02/2013 tarihinden itibaren, 1.711,50 TL’sinin 26/02/2014 tarihinden itibaren, 1.929,50 TL’sinin 26/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde, müvekkili davalı …’nun 2003 yılında tüm paydaşların izni ile dava konusu bağımsız bölümü kullanmaya başladığını, davacının 2004 yılında aldığı payın yetersizliğini ileri sürerek itiraz etmesi üzerine tüm paydaşların katılımı ile bir fiili kullanım biçimi oluşturulduğunu, apartman gelirinden davacının payına düşen bölümün Haziran 2004 – Şubat 2005 tarihleri arasında düzenli olarak davacının banka hesabına yatırıldığını, müvekkilinin haksız işgali bulunmadığını, ecrimisil hesabına ilişkin bilirkişi raporunda dairenin boş kaldığı zamanların değerlendirilmediğini, ayrıca tanık dinletme talebi hususunda mahkemenin bir karar vermediğini ve bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma sonrası bilirkişi heyetince düzenlenen raporda bozmada belirtilen hususların irdelenerek değerlendirilmiş olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.