YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6649
KARAR NO : 2023/460
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.
… Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
…Asliye Hukuk Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili; 2378 ada, 12 parsel sayılı taşınmazın tamamının maliki olduğunu, davalıların dava konusu taşınmazdaki bağımsız bölümleri haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullandıklarını ileri sürerek; davalıların müdahalelerinin men’i, muhdesatın kal’i ve 01.01.2003-31.12.2007 tarihleri arasında haksız işgal tazminatının işgalin başlangıcından kademeli faizi ile tahsiline karar verilmesi isteklerinde bulunmuş, bozma sonrası birleştirilen 2013/66 Esas sayılı dava dosyasında ise, davaya konu bağımsız bölüm yönünden 01.01.2008-30.09.2012 tarihleri arasında haksız işgal tazminatının işgalin başlangıcından kademeli faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya konu taşınmazı iyi niyetli olarak kullandıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10/06/2016 tarihli ve 2014/376 Esas, 2016/322 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve arkadaşları vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 24.10.2018 tarih ve 2018/2186 Esas, 2018/17916 Karar sayılı ilamında; davalı … ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davacının asıl ve birleştirilen davalarda muhdesatın kal’i talepleri ile ilgili infazda kuşku oluşturmayacak şekilde olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Birleştirilen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/57 Esas sayılı dava dosyası ile Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/63 Esas sayılı dava dosyasında … ve … lehine vekalet ücreüne hükmedildiğini,
2. Lehine vekalet ücreti hükmedilen kişilerin davalı olmadıklarını,
3. Bu durumun yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 nci maddesi şöyledir:“Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
3. Değerlendirme
l.Temyizen incelenen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.