Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6657 E. 2023/1313 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6657
KARAR NO : 2023/1313
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl davada elatmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil; birleştirilen davada maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaş olduğu Hatay ili, İskenderun ilçesi, 147 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazda davalının işgalci olduğunu iddia ederek dava konusu taşınmaza elatmanın önlenmesi, kâl ve fazlaya ilişkin hakkı saklı tutarak geriye dönük olmak üzere 5 yıllık 1.500.000.000 ETL ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı rızaya dayalı olarak kullandığını, taşınmazın bir kısmı için Hazine’ye ecrimisil ödediğini, paydaşlardan …’nin Suriye uyruklu olması nedeniyle taşınmazlarının idaresinin Hazine’de olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. ASLİ MÜDAHALE
Asli müdahil Hazine vekili 02.03.2005 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın 1/2 payının Suriye uyruklu …’e ait olduğunu, anılan paya 1062 sayılı Yasa gereğince el konulduğunu belirterek elatmanın önlenmesine, kâl ve ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir.

VI. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 04.02.2014 tarihli ve 2011/365 Esas, 2014/102 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.03.2019 tarihli ve 2018/7421 Esas, 2019/2194 Karar sayılı kararında özetle; “1)…sair temyiz itirazlarının reddine, 2) Hükme esas alınan ecrimisil hesabına ilişkin raporda, taşınmazın değerinin tarla olarak getirebileceği net gelir hesap edilerek bulunduğunun, ekilen ürünün getirebileceği gelir üzerinden hesaplama yapıldığının belirtildiği, ancak raporda hangi verilerin kullanıldığının tam olarak anlaşılamadığı, raporda ürün geliri yöntemi ve kira geliri yönteminin birbirine karıştırıldığı, ürün gelirine göre hesap yapıldığı belirtilmesine rağmen, ecrimisil istenen son dönem için bir miktar belirlenip önceki dönemler ecrimisil bedelinin bu miktara TEFE uygulanarak bulunduğu, ayrıca raporun kendi içerisinde çelişkiler olduğu, sonuç olarak, hükme esas alınan ecrimisil hesabını gösterir raporun, yukarıda belirtilen ilke ve usuller dikkate alınmaksızın düzenlendiği ve Mahkemece bu rapor ile sonuca gidildiği anlaşılmıştır. Yukarıda belirtildiği üzere, bilirkişi raporu, somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermeli; tarafların, mahkemenin ve Yargıtayın denetimini sağlayacak bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Hâl böyle olunca; Mahkemece, yeniden bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle, dava konusu taşınmazın ne şekilde değerlendirilebileceği ve talep dikkate alınarak, belirlenen kullanım şekline göre yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde ecrimisil hesabını içeren bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
Kabule göre de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297/2 nci maddesinde “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın çözümlenmesine karar veren mahkemenin, kuracağı hükmün açık, net ve infaza elverişli olması gerekir. Ne var ki; mahkemece kurulan hükmün infaza elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece hüküm fıkrasında, hüküm altına alınan miktarın ne kadarlık kısmının hangi döneme ait olduğu, hangi miktara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği açıkça belirlenmemiştir. O halde mahkemece, her dönem için hükmolunan ecrimisil miktarı ve her dönem için faiz başlangıç tarihi açıkça belirtilerek hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde (“… 3.000,00 TL ecrimisil bedelinin yıllara faiz başlangıcı kabul edilerek…”) hüküm kurulması doğru görülmemiştir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil Maliye Hazinesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil Maliye Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili lehine faize hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ve re’sen belirlenecek nedenlerle temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ncı maddesi hükmü gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna Usul Hukukunda taleple bağlılık ilkesi denilmektedir.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, temyiz edenin sıfatına göre bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Asli müdahil Maliye Hazinesi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.