YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6666
KARAR NO : 2023/349
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen geçit hakkı kurulması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının … mevkiinde, 372 parsel sayılı yola sınırı olmayan taşınmazın maliki olduğunu, davalının ise davacının taşınmazının sınırındaki 492 ve 81 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davacının zorunlu geçit ihtiyacı bulunduğunu beyan ederek; davalıya ait taşınmazlar üzerinden 372 parsel sayılı taşınmaz lehine 5 metre genişliğinde geçit hakkı tesis edilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının ana yola ulaşmak üzere geçebileceği başka alternatif güzergâhların bulunduğunu, haksız ve hukuka aykırı açılan geçit davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dere yatağı üzerinden geçit hakkı tesis edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2015 tarih ve 2014/161 Esas, 2015/376 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacıya ait 372 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı Kerem Yavaş vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.04.2018 tarih ve 2015/13542 Esas, 2018/3282 Karar sayılı kararıyla;
“… Somut olayda, davacının 372 parsel sayılı taşınmazı yararına geçit kurulan ve kroki ile raporlarda sarı renkli 1. güzergah olarak gösterilen 81 parsel sayılı taşınmazdan kurulan geçit yerinin dereden geçilmesi suretiyle kurulmuş olmasının, geçit yerlerinin kesintisiz olarak genel yola bağlanmasını amaçlayan “kesintisizlik ilkesini” zedelediği görülmektedir. Dere yatakları kural olarak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir ve bu özelliği itibariyle de kamu malıdır. Kamu malı olan bir yerin, kişinin özel yararlanmasına terki olanaklı değildir. Geçit davalarında amaç yol ihtiyacı içinde bulunan bir taşınmazın genel yola ulaşımın kesintisiz olarak sağlanmasıdır. Dere yatağı tapuya tescil edilmiş bir yer de olmadığından kesintisizlik ilkesi ihlal edilmiş olur.
Bu durumda mahkemece , yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak başka bir alternatiften geçit tesis edilip edilmeyeceği belirlenmelidir. Davalılara ait taşınmazlar dışında başkaca geçit güzergahının belirlenmesi halinde bu güzergah üzerindeki taşınmazların malikleri davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra tüm alternatifler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile kesintisizlik ilkesini zedeleyecek şekilde kısmen dere yatağından geçen 1. seçenekten geçit kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu nedenle somut olayda; geçit eninin 4 metre olarak saptanmasının da yerinde görülmediği…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında yapılan “toplulaştırma” işlemi sonucunda davacıya ait taşınmazın yola sınırının oluştuğu, bu hâliyle davacının geçit hakkı ihtiyacının giderildiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle; dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın konusuz kaldığı yönünde kurulan hükme itirazlarının olmadığını ancak, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, zira dava açıldığı tarihte müvekkilinin geçit ihtiyacı içinde iken dava açıldıktan sonra yapılan toplulaştırma çalışmaları neticesinde yol ihtiyacının giderildiğini, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre Mahkemece yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken bu kurala aykırı olarak hüküm fıkrasının 3 ve 4 numaralı bentleriyle müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedildiğini; öte yandan müvekkilince davalı Hazine aleyhine açılmış bir dava söz konusu değilken, bozma öncesinde yapılan keşif neticesinde uygun olduğu mütalaa edilen güzergâh nedeniyle Hazinenin de davaya dahil edilmesi için ara karar kurulması üzerine Hazinenin davaya dahil edildiğini beyan ederek; 3 ve 4 numaralı bentlerinin düzeltilmesi suretiyle hükmün onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” kenar başlıklı 331/1 inci maddesinde; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” düzenlemesine yer verilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İncelenen dosya kapsamına göre; geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
3. Bu açıklama çerçevesinde somut olaya gelince; Mahkemece geçit hakkı ihtiyacı karşılanmış olduğu gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, dava tarihinde davacı tarafın geçit ihtiyacı içinde olduğu, eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu tartışmasız olup toplulaştırma işlemleri neticesinde davacının geçit ihtiyacının karşılandığı anlaşıldığından davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı tarafın Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının “4” numaralı bendindeki tüm ibarelerin çıkartılarak yerine “Davalılar lehine lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.