Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6680 E. 2024/209 K. 16.01.2024 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 21:34
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6680
KARAR NO : 2024/209
KARAR TARİHİ : 16.01.2024
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/403 E., 2022/1370 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/179 E., 2021/410 K.
Taraflar arasındaki muhdesat tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 1997 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki 3 katlı yapının 2 nci katının davacı ve 3 üncü katının ise (hissesi satın alınan) dava dışı ... tarafından yaptırıldığını, davalının sadece 1 inci katta hak sahibi olup dava konusu 2 nci ve 3 üncü katlarda herhangi bir hakkı bulunmadığını belirterek muhdesatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın 3 üncü ve 4 üncü katlarının davacıya ait olduğunun tereddütte mahal bırakılmayacak şekilde ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1. Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Hükme esas alınan raporun yeterli olmadığını,
3. Davalının mirasçı olmadığı gibi taşınmaz üzerinde hak sahipliğini diğer mirasçıların hisselerini cüz'i bir miktara alarak kazandığını,
4. Davalının 2 nci ve 3 üncü kattaki dairelerin yapımında katkısının olmadığının aşikar olduğunu,
5. Bu hususun davalının hisselerini satın aldığı yasal mirasçılar tarafından da bilindiğini,
6. Tanıklardan ..., ... ve ...'in iddialarını doğrular beyanda bulunduklarını,
7. Diğer tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...taşınmaz arzından pay satın alan, payı oranında üzerindeki muhdesatın da sahibi olacağı muhdesatın taşınmazın zemininden (arzdan) ayrı olarak satılması mümkün olmadığı, hal böyle olunca, dava konusu muhdesat bakımından, davalının bu kısmı satın aldığı ve satıcısının hakkını devraldığının ve yapının davacı tarafından yapıldığının ispatlanamadığı...” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684., 718., 724., 728., 729. ve 1012/2, 3 üncü maddeleri,
3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. ve 19 uncu maddeleri,
4. Tapu Sicili Tüzüğü'nün 60 ncı maddesi,
5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125 ve 165 inci maddesi,
6. Bilinmektedir ki; muhdesatın tespiti davaları, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tapu maliklerine karşı açılır.
3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu muhdesatın üzerinde yer aldığı 1997 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapuda davacı ile (karar sonrası) davalıdan pay satın alan dava dışı ... adına kayıtlı olup tapu kaydı üzerinde yer alan şerhe göre ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı anlaşılmaktadır.
2. Davalardan biri hakkında verilecek kararın, diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı varsayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılabilir.
3. Öte yandan yargılama sırasında tapu kayıt malikinin değişmesi halinde hakim tarafından re'sen HMK'nın 125 inci maddesinin uygulanması gerekir. Somut olayda, hükümden sonra 19.07.2023 tarihinde dava konusu taşınmazın el değiştirdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın niteliği gereği yeni malike husumet yöneltilerek davanın yürütülmesi zorunludur.
4. O halde, Mahkemece, öncelikle güncel tapu kaydı ikmal edilerek yeni malik yönünden taraf teşkilinin sağlanması konusunda davacı tarafa süre ve imkan tanınması, taraf teşkili tamamlandıktan sonra Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/291 Esas sayılı dosyası ile görülen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilecek kararın temyize konu davanın dayanağı olan mülkiyet hususunu etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın akıbeti sorularak sonucuna göre değerlendirme yapılması ve oluşacak neticeye göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.