Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6745 E. 2023/872 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6745
KARAR NO : 2023/872
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen İcra İflas Kanunu’nun 121 inci maddesi gereğince açılan ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin borçlu davalı … Polatçı hakkında Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2012/3000 Esas sayılı icra takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlattığını, takibin kesinleştiğini, borçlu Birol adına kayıtlı taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz konulduğunu, Çarşamba İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/11 Esas, 2013/20 Karar sayılı ilâmı ile ortaklığın giderilmesi davası açılması için davacı tarafa yetki verildiğini belirterek, dava konusu Ankara ili, Çubuk ilçesi, Taşpınar Mahallesi, 624 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … Polat, davanın reddini talep etmiştir.
2. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2015 tarih ve 2013/184 Esas, 2015/385 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Polatçı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 13.10.2020 tarih ve 2016/18818 Esas, 2020/6132 Karar sayılı ilâmı ile dosyadaki eksik taraf teşkilinin tamamlanması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2022 tarih ve 2021/262 Esas, 2022/498 Karar sayılı kararı ile, dava konusu 624 parsel (yeni 101 ada 157 parsel) sayılı taşınmazda borçlunun paylı malik olduğu, alacaklının borçlunun haczedilen payının doğrudan icra yolu ile satışının mümkün hâle geldiği ve davacı alacaklının İcra İflas Kanun’un 121 inci maddesi gereğince yetki alarak ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararı kalmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu taşınmazda maliklerin elbirliği hâlinde hissedar olduklarını,

2. Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının hukuka aykırı olduğunu,

3. Re’sen belirlenecek nedenlerle birlikte kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İcra İflas Kanun’un 121 inci maddesine dayalı ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 436 ve 437 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 121 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. 5578 sayılı Kanun’la değiştirilen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8
inci maddesi gereğince bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne sebeple gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların 3 üncü şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği hükmü mevcutken, 5403 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle “Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez. Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz….” şeklinde düzenleme yapıldığından artık asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki arazilerde de payın üçüncü şahıslara satışı ve devri mümkün hâle gelmiştir. Bu durum kanun değişikliğinden kaynaklandığından usuli kazanılmış hak da oluşturmaz. Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre borçlu (davalı), dava konusu taşınmazda paylı malik durumundadır. Yukarıda bahsedilen yasal değişiklikle alacaklı (davacı) tarafından borçlunun haczedilen payının doğrudan icra yolu ile satışı mümkün hâle geldiğinden alacaklının (davacı) İcra ve İflas Kanunu’nun 121 inci maddesi gereğince yetki alarak dava konusu taşınmaz yönünden ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararı kalmamıştır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.