YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6764
KARAR NO : 2023/2707
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, ıslahla terditli tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris …’un İzmir…. Noterliği’nin 31/10/2014 tarihli 31265 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile tüm varlığını yeğeni …’a bıraktığını, vefatından önce sağlık sorunları olduğunu, vasiyetinde tek hekimli sağlık raporuna dayanarak
bu işlemi yapma yeteneğinin olduğunun belirtildiğini, ağır derecede hasta olan muris için tek hakimli raporun yetersiz olduğunu, bu nedenlerle vasiyetnamenin geçersiz olduğunu belirterek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 03/11/2017 tarihli beyan ve ıslah talepli dilekçesinde özetle; davanın Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/607 Esas numaralı vasiyetnamenin açılması dosyasında 16/03/2016 tarihinde açılan İzmir ….. Noterliğinin 31/10/2014 tarihli vasiyetnamesinin ehliyetsizlik nedeniyle iptali olduğunu, müvekkilinin önceki avukatının demans olduğunu, bu nedenle dava dilekçesinde açıkça tenkis kelimesini kullanmamış olmasının müvekkilinin mağduriyetine yol açmaması gerektiğini, müvekkilinin durumu fark eder etmez avukatı azlettiğini, avukatın sağlık durumunun araştırılması gerektiğini, vasiyetnamenin açılıp okunması dosyasında da, eldeki dosyada da birinci ve ikinci celselerde taleplerinin saklı paya ilişkin olduğunu belirttiklerini, bu hususlar bütünsel olarak ele alındığında davalarının vasiyetnamenin iptali uygun görülmezse terditli tenkis talebine ilişkin olduğunun anlaşılacağını, ancak yine de davalarını ıslah ettiklerini ve davalarının vasiyetnamenin iptali ile kabul edilmemesi halinde ıslah talebi kabul edilerek terditli tenkisini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnamenin iptali davasının ispatlanamadığından, tenkis davasının hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının murisin tek yeğeni olduğunu, ailesinin, ölümcül hastalığı olan murisin vasiyetname düzenlemesini sağladıklarını, murisle davacının görüşmesinin engellendiğini, murisin ruhsal çöküntü halindeyken çalakalem hazırlattığı vasiyetnamenin hükümsüz ve geçersiz olması gerektiğini, davacının saklı paylarının ihlal edildiği hususunun dava açılırken açıkça beyan edilerek talepte bulunulduğunu, davanın vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis olarak terditli açıldığını, 02/11/2017 tarihinden itibaren davanın vekil olarak takip edildiğini, davayı açan avukatın durumunun başlangıçta bilinmediğini, ilerleyen zamanda rahatsızlığının fark edildiğini, davacının vekilinin hastalığının araştırılmasının talep edildiğini, bu talebin incelenmediğini, davacının üst soyla birlikte mirasçı olarak kaldığını, murisin alt soyunun bulunmadığını, davacının saklı payının yasal miras payı olduğunu, davanın tenkis yönünden incelenmesi, eksik hususların tamamlanması gerekirken hak düşürücü sürenin dolduğundan bahisle reddine karar verilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğundan beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonııç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi, “…Somut olayda, davacının murisin eşi, davalının da murisin yeğeni olduğu, murisin alt soy bırakmaksızın 24/10/2015 tarihinde vefat ettiği, İzmir ….Noterliğinde düzenlediği vasiyetnamenin Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/607 Esas numaralı dosyası üzerinden açıldığı, davacının 16/03/2016 tarihli vasiyetnamenin okunduğu duruşmaya katıldığı, vasiyetnameyi kabul etmediğini beyan ettiği, 11 04/2016 tarihli dilekçe ile vasiyetnamenin iptali talepli dava açtığı, davacının davayı açan vekili azletmesi üzerine dosyaya vekalet sunan davacı vekilinin 03/11/2017 havale tarihli dilekçesi ile davayı vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis olarak ıslah ettiği, davadaki talep sonucunun tamamen değiştirilmemesi nedeni ile ıslahın kısmen ıslah olduğu, talep sonucunun veva dava sebebinin kısmen genişletilmesi yahut değiştirilmesinin tam ıslah olmayıp HMK 181 inci maddesi kapsamında kısmen ıslah olduğu, kısmen ıslah tarihi itibariyle vasiyetnamenin öğrenildiği tarihten itibaren tenkis talep edilen tarihe kadar hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, adli tıp kurumu raporu ile işlem tarihinde murisin fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesince, vasiyetnamenin okunduğu 16/03/2016 tarihli celsede davacının hazır olduğu ve vasiyetnameden haberdar olduğu, dava dilekçesinde ehliyetsizlik iddiası ile vasiyetnamenin iptalini talep ettiği, adli tıp kurumu raporu ile murisin akit tarihinde telkinlere mukavemet edebileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişibileceği tıbbı kanaatine varıldığının tespit edildiği, vasiyetnamenin ehliyetsizlik nedeni ile iptal isteminin reddinin gerektiği, ıslah tarihinin 03/011/2017 olduğu ve TMK’nın 571/1 inci maddesi uyarınca tenkis için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; ilk derece mahkemesince verilen karar hukuka uygun olduğundan… ” gerekçesiyle karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/607 Esas numaralı vasiyetnamenin açılması dosyasında 16/03/2016 tarihinde açılan İzmir 21. Noterliğinin 31/10/2014 tarihli vasiyetnamesinin ehliyetsizlik nedeniyle iptali olduğunu, müvekkilinin önceki avukatının demans olduğunu, bu nedenle dava dilekçesinde açıkça tenkis kelimesini kullanmamış olmasının müvekkilinin mağduriyetine yol açmaması gerektiğini, müvekkilinin durumu fark eder etmez avukatı azlettiğini, avukatın sağlık durumunun araştırılması gerektiğini, mahkemenin araştırmadığını, vasiyetnamenin açılıp okunması dosyasında da, eldeki dosyada da birinci ve ikinci celselerde taleplerinin saklı paya ilişkin olduğunu belirttiklerini, bu hususlar bütünsel olarak ele alındığında davalarının vasiyetnamenin iptali uygun görülmezse terditli tenkis talebine ilişkin olduğunun anlaşılacağını, ancak yine de davalarını ıslah ettiklerini ve davalarının vasiyetnamenin iptali ile kabul edilmemesi halinde ıslah talebi kabul edilerek terditli tenkisini istediklerini, tenkis talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddinin yanlış olduğunu, vasiyetnamenin iptali hususunda eksik inceleme yapıldığını, mirasbırakanın ailesinin baskısı ile sağlık sorunlarının etkisi altında vasiyetnamenin düzenlendiğini, iptalinin gerektiğini belirterek temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, ıslahla terditli tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557 ve 571 inci maddeleri,
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 181 inci maddesi,
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2015/(7)9-3666 Esas, 2018/244 Karar ve 21.02.2018 tarihli kararının ilgili kısmı şöyledir:
“… Davacının talep sonucunu (müddeabihi) arttırması, talep sonucunu terditli dava haline dönüştürmesi ve talep sonucunun daraltılması gibi işlemler kısmen ıslaha örnek olarak sayılabilecek usule ilişkin işlemlerdir…”
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.